Kermesten Aldığım Kitaplar – Bülbül Ve Gül

Kermesten Aldigim Kitaplar. En Floyte Full Av Toner. En Julefortelling. Nattergalen Og Rosen
Bugün saatler ileri alındı. Bütün sabahı bizden bir saat önde koşan zamanı yakalamaya çalışarak geçirdikten sonra akşama doğru pes ettik. Gün, muhteşem olma olasılığıyla ışıl ışıl doğan her yeni gün gibi önce bize umutla göz kırptı; ama zamanla oynadığımızı anlayınca, neredeyse hiç yaşanmamış gibi yanımızdan koşarak kaçıp gitti. Bugünden geriye o kalabalık kafede oturup okuduğum güzeller güzeli acıklı masalın anısı kaldı…

Kermes

Geçen hafta Oslo’nun köklü ilköğretim okullarından birinde büyük bir kermes yapıldı. Oradan kendime üç tane kitap ve Türk kahvesi içerken kullanmak için el boyması espresso fincanları aldım. Bu kitapların ikisini, yukarıdaki resimde (ortadaki ve sağdaki) görebilirsiniz. Bugünkü yazımda, işte bu kermesten aldığım, ve o kalabalık kafede okuduğum Nattergalen og Rosen, yani Bülbül Ve Gül’den söz etmek istiyorum.

BÜLBÜL VE GÜLOrjinal adıyla The Nightingale and the Rose, Oscar Wilde’in ilk kez 1888 yılında yayımlanan ve en çok sevilen masallarından bir tanesi. Masallarını yazdığı dönem, eserlerini inceleyen kimi edebiyatçılar tarafından, yazarın en yaratıcı olduğu dönemlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bu güzel masalların hepsi bildiğim kadarıyla Türkçe’ye çevrildi ve kitapçılarda mevcut. Ben bir kısmını daha önce farklı kaynaklardan okumuştum. Geçen yılki Londra ziyaretlerimden bir tanesinde, masalların Isabelle Brent tarafından resimlendiği ve toplu şekilde okurlara sunulduğu bir baskısına rastlamıştım ve tabii almadan edememiştim. (Isabelle Brent’ten bir önceki yazımda söz etmiştim. Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz) Bülbül ve Gül‘ü Norveççe’ye çevrilmiş resimli bir çocuk kitabı olarak kermeste görünce, hem hikayenin başka bir dildeki ifadesini okumanın önemli olduğunu, hem de kaynak olarak evde bulundurmanın mantıklı olacağını düşündüğüm için almaya karar verdim. Resimlerin güzelliğine hiç değinmemek haksızlık olur elbette; çünkü binlerce kitabın arasında onu farkedebilmemin sebebi Norveçli çizer Anne Cecilie Rogeberg’in rengarenk resimleriydi.

Bu güzel masalı internette birçok kaynaktan Türkçe olarak okuyabilirsiniz; fakat çoğu birbirinin kopyası olduğu için çevirilerin internet ortamına aktarılması sırasında oluşan hataların neredeyse tamamı aynı. O yüzden masalı sizler için orjinalinden kendim çevirmeye karar verdim. Profesyonel bir çevirmen olmasam da, bu kişisel bir blog olduğu için, masalı elimden geldiğince kendi emeğimle ve bilgimle çevirmeyi ve eseri sizlerle bu şekilde paylaşmayı, başkasının çevirisini yayımlamaktan daha doğru buluyorum. Bülbül Ve Gül, bence çok küçük çocuklara sesli okumak ya da anlatmak için çok uygun olmayabilir; ancak genç ve yetişkin okurların bu güzel hikayeden çok keyif alacaklarını düşünüyorum. Bir sonraki yazımda (buraya tıklayarak) masalı Türkçe olarak okuyabilirsiniz.

Sevgiler heart

Bird

Haftanın Kitapları

Bu Haftanin Kitaplari

 

Oslo Norveç

Oslo’da Karlı Bir Bahar Günü

Satın aldığım, ödünç aldığım, okumak istediğim ve okumak zorunda olduğum kitaplar üst üste eklenerek kocaman bir dağ oluşturmaya başladı. Sabah bu karlı manzaraya uyanınca, günü okuyarak geçirmenin yapılacak en mantıklı iş olacağına karar verdim. Okulda, incelemek üzere önerilen kitapları değerlendirirken, daha önceden duymadıklarımı, normal şartlarda öncelik vermeyeceklerimi ya da yeni bir yaklaşımla yeniden okumam gerektiğini düşündüklerimi tercih ediyorum. Bu sayede hem normalde seçmeyebileceğim eserleri okuma şansım oluyor hem de ufkumun genişlediğini hissediyorum. Günümüzde çocuk edebiyatında esen karanlık ve bu yüzden biraz temkinli yaklaştığım fantezi rüzgarını daha yakından tanıma fırsatı bulduğum gibi, klasik kabul edilen çocuk kitaplarına, akademisyenlerin yorumları ışığında yeniden bakmayı öğreniyorum. O yüzden bu, okul hayatımın belki de en kıymetli yılı.

Geçen hafta değinip tanıtamadığım bir kaç tane kitap vardı. Bu kitapların bazılarını kütüphaneden ödünç almıştım. Eğer şimdi yazmazsam, daha sonra fırsatım olmayabileceği için ilk sırayı onlara veriyorum.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Amazing GraceAmazing Grace: Mary Hoffman’a ait bu kitap Grace serisinin ilki. Kitabın resimleri Caroline Binch’e ait ve ilk baskısı 1991 yılında yapılmış. Grace o kadar çok sevilmiş ki, yazar bu başarının ardından aynı kahramanla ile ilgi bir dizi kitap daha yazmış. Eser, bir zamanlar kölelikle savaşın ve özgürlüğün sembolü olmuş Amazing Grace adlı ilahi ile aynı adı taşıyor. Kitapta dinsel bir öğeye ya da bu şekilde yorumlayacağım bir ifadeye rastlamadım; ancak siyahi bir çocuğun ayrımcılığa karşı duruşunu anlattığı için adının kölelik sistemi ile mücadelede anılan başka bir yapıtla aynı olmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Amazing Grace, kısacık metni olan ve detaylı, güzel resimleriyle sizi küçük bir çocuğun hikayesine davet eden, otuz iki sayfalık, sıcacık bir kitap.

Kahramanımız Grace, hikayeleri çok seven ve kendisini hikaye kahramanlarının yerine koyarak oyunlar oynayan küçük bir kızdır. Annesi, anneannesi ve kedisi Paw-paw da zaman zaman oyunlarında Grace’e eşlik ederler. Bir Cuma günü öğretmeni okulda bir piyes hazırlayacaklarını haber verir. Oynayacakları oyun Peter Pan’dir ve seçmeler Pazartesi günü yapılacaktır. Grace, Peter Pan olmak için can atar; ama arkadaşlarının bir tanesi Peter Pan’ın erkek olduğunu, o yüzden bu rolü Grace’nin oynamaması gerektiğini söyler. Bir diğer arkadaşı da Peter Pan’ın beyaz olduğunu, siyah tenli birinin onu canlandıramayacağını ifade eder. Grace o gün okuldan eve çok üzgün döner. Annesi ve anneannesi okul arkadaşlarıyla aynı fikirde değildir ve Grace’i yüreklendirerek biz okurlara mutlu bir son hediye ederler.

Amazing Grace1Amazing Grace, cinsiyet ve ırk ayrımcılığını çocukların anlayacağı sade bir dille işleyen ve sonunda okuruna güzel bir mesaj veren, onlarca dile çevrilmiş, bir kitap. Bence hem güzel bir okuma saati geçirmek isteyen dört yaş üstü okurlar, hem de okulda ilgili konuları işlerken kaynak arayan öğretmenler için uygun bir alternatif olabilir.hydrangea-graphicsfairy008sm

Princess and the Frog - Prenses Ve Kurbağa Will Eisner

Princess and the Frog http://www.willeisner.com/library/princess-and-the-frog.html

The Princess and the Frog, yani ‘Prenses Ve Kurbağa’ hepimizin bildiği gibi ilk kez Grimm Kardeşlerin kaleme aldığı, sayısız kitaba ve filme konu olmuş masallardan bir tanesi. İşte bu ünlü masal, çizgi ve grafik roman alanında efsane kabul edilen Will Eisner tarafından yeniden yorumlanmis ve 1999 yılında basılmış. Çizer hikayeyi yeniden anlatırken orjinaline sadık kalmış. Suluboya kullanılarak yaratılmış resimler, dikkatle incelediğiniz zaman uzun ve zahmetli bir çalışmanın ürünü olduklarını gösteriyor. Hikaye aslında üçüncü şahıs tarafından anlatılsa da, genellikle bu türe özgü konuşma balonlorıyla devam ediyor. Renkler oldukça belirgin ve sayfaların kimisi kocaman illüstrasyonlarla doluyken kimisi birçok küçük resimden oluşuyor.

The Princess and the Frog, Eisner’in masal uyarlamalarından sadece bir tanesi. Çizerin benzer başka klasik masal çalışmaları da mevcut. Otuz sayfalık bu kitap, Amazon tarafından dört yaş üstü okurlara öneriliyor. Ben kitabı hem çizgi roman seven hem de böyle bir alışkanlığı olmayan çocuklara tavsiye ediyorum. Farklı tarzda kitaplar okuyabilmek, farklı anlatım öğeleri ve teknikleri içeren metinleri okuyup anlayabilmek ve yorumlayabilmek bir beceridir. Hele de böyle alanının en önemli isimlerinden biri tarafından yaratılmışsa, mutlaka değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

Bir çocuk kitabı olarak geçse de, The Princess and the Frog , sadece çocuklara hitap etmiyor. Kitap, Will Eisner’in hayranı olan ve onun bütün eserlerini toplayan yetişkin koleksiyoncular arasına da son derece popüler.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Best Loved Poems En sevilen şiirler

Best Loved Poems by Neil Philip & Isabelle Brent

Best Loved Poems: Adından da anlaşılacağı gibi En Sevilen Şiirler, yüzün üzerinde şairin en çok sevilen eserlerini içeren iki yüz yirmi dört sayfalık bir kitap ve ilk kez 2000 yılında, İngiltere’de okurlarıyla buluşmuş. İki yüzün üzerinde şiire yer veren kitabın editörü Neil Philip. Ben bu kitabı geçen yıl satın aldım; ama içinde geçen bazı şiirlerle daha önce lisans eğitimi sırasında tanışmıştım. Bendeki baskısı, aylarca kitaplıkta durduktan sonra ortaya çıktı. Şimdilerde, şiirleri arka arkaya okumaya çalışmak yerine her gece uyumadan önce bir ya da iki tanesini okuyorum. Bu sayede hem bir süre sonra bütün şiirleri okumuş olacağımı hem de okuduklarımı daha iyi sindirebileceğimi düşündüm. Her şiire bir ya da iki sayfa ayrılan bu kitapta Emily Dickinson’dan, T. S. Eliot’a kadar birçok ünlü ismin eseri var. Şiirler ünlü İngiliz ressam ve illüstratör Isabelle Brent tarafından resimlenmiş. Isabelle Brent alanında çok ünlü bir isim ve resimleri gerçekten eşsiz. Eserlerinde altın ve gümüş varak kullanan sanatçının süslemeleri oya gibi ayrıntılı. Bende resimlediği kitaplardan dört tanesi mevcut ve eğer alışveriş ederken yeni bir tanesiyle karşılaşırsam mutlaka alıyorum, çünkü Brent’in resimlerine bakmak büyük bir zevk.

Best Loved Poems (En Sevilen Siirler-Arka Kapak)Kitabın kapağında Edward Lear’ın The Owl and the Pussy-cat şiiri için yapılmış resim var. Kitaptaki şiirler konularına göre sınıfandırılmış ve kimisi çocuklara, kimisi gençlere ve elbette hepsi yetişkinlere hitap ediyor. Bazı şiirler, derste ve etkinliklerde kullanılmak üzere İngilizce öğretmenleri için güzel bir kaynak olabilir. En azından aşağıda sizlerle paylaşacağım The Owl and the Pussy-cat’i, biz, geçen yıl derste işlemiştik. Ben çok sevmiştim bu şiiri. Umarım siz de seversiniz.

The Owl and the Pussy-cat

The Owl and the Pussy-cat went to sea
In a beautiful pea green boat,
They took some honey, and plenty of money,
Wrapped up in a five pound note.
The Owl looked up to the stars above,
And sang to a small guitar,
‘O lovely Pussy! O Pussy my love,
What a beautiful Pussy you are,
You are,
You are!
What a beautiful Pussy you are!’

Pussy said to the Owl, ‘You elegant fowl!
How charmingly sweet you sing!
O let us be married! too long we have tarried:
But what shall we do for a ring?’
They sailed away, for a year and a day,
To the land where the Bong-tree grows
And there in a wood a Piggy-wig stood
With a ring at the end of his nose,
His nose,
His nose,
With a ring at the end of his nose.

‘Dear pig, are you willing to sell for one shilling
Your ring?’ Said the Piggy, ‘I will.’
So they took it away, and were married next day
By the Turkey who lives on the hill.
They dined on mince, and slices of quince,
Which they ate with a runcible spoon;
And hand in hand, on the edge of the sand,
They danced by the light of the moon,
The moon,
The moon,
They danced by the light of the moon.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Rim og Regleboka. En Fløyte Full av Toner

Rim og Regleboka. En Fløyte Full av Toner

Bu iki güzel kitabı bir hafta önce aldım. Sağdaki daha önce Yeni Eski Kitaplar adlı yazımda sözü geçen Norveçli illüstratör Sigrun Sæbø Kapsberger tarafından resimlenmiş güzel bir tekerleme ve şiir kitabı. Bu kitaba, The Best Loved Poems‘i okuduktan sonra başlamak istiyorum. Soldaki ise çok güzel resimli bir masal kitabı. Bu kitaptan daha sonra ayrıntılı şekilde söz etmek istiyorum; çünkü çok sevdim.

Bugün, bizim için iki hafta sürecek paskalya tatili başladı. Bundan sonraki yazımı hazırlamak için bir hafta beklemem gerekmeyeceği için çok mutluyum. Çok yakında burada tekrar buluşmak üzere hepinize harika bir hafta sonu diliyorum.

Sevgiler heart

Untitled

Şiiri yazarken kullandığım kaynak: http://en.wikisource.org/wiki/Nonsense_Songs,_Stories,_Botany,_and_Alphabets/The_Owl_and_the_Pussycat

Haftanın Kitapları

Bu Haftanin Kitapları

 

Oslo Norveç

Oslo’da Karli Bir Bahar Günü

Satın aldığım, ödünç aldığım, okumak istediğim ve okumak zorunda olduğum kitaplar üst üste eklenerek kocaman bir dağ oluşturmaya başladı. Sabah bu karlı manzaraya uyanınca, günü okuyarak geçirmenin yapılacak en mantıklı iş olacağına karar verdim. Okulda, incelemek üzere önerilen kitapları değerlendirirken, daha önceden duymadıklarımı, normal şartlarda öncelik vermeyeceklerimi ya da yeni bir yaklaşımla yeniden okumam gerektiğini düşündüklerimi tercih ediyorum. Bu sayede hem normalde seçmeyebileceğim eserleri okuma şansım oluyor hem de ufkumun genişlediğini hissediyorum. Günümüzde çocuk edebiyatında esen karanlık ve bu yüzden biraz temkinli yaklaştığım fantezi rüzgarını daha yakından tanıma fırsatı bulduğum gibi, klasik kabul edilen çocuk kitaplarına, akademisyenlerin yorumları ışığında yeniden bakmayı öğreniyorum. O yüzden bu, okul hayatımın belki de en kıymetli yılı.

Geçen hafta değinip tanıtamadığım bir kaç tane kitap vardı. Bu kitapların bazılarını kütüphaneden ödünç almıştım. Eğer şimdi yazmazsam, daha sonra fırsatım olmayabileceği için ilk sırayı onlara veriyorum.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Amazing GraceAmazing Grace: Mary Hoffman’a ait bu kitap Grace serisinin ilki. Kitabın resimleri Caroline Binch’e ait ve ilk baskısı 1991 yılında yapılmış. Grace o kadar çok sevilmiş ki, yazar bu başarının ardından aynı kahramanla ile ilgi bir dizi kitap daha yazmış. Eser, bir zamanlar kölelikle savaşın ve özgürlüğün sembolü olmuş Amazing Grace adlı ilahi ile aynı adı taşıyor. Kitapta dinsel bir öğeye ya da bu şekilde yorumlayacağım bir ifadeye rastlamadım; ancak siyahi bir çocuğun ayrımcılığa karşı duruşunu anlattığı için adının kölelik sistemi ile mücadelede anılan başka bir yapıtla aynı olmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Amazing Grace, kısacık metni olan ve detaylı, güzel resimleriyle sizi küçük bir çocuğun hikayesine davet eden, otuz iki sayfalık, sıcacık bir kitap.

Kahramanımız Grace, hikayeleri çok seven ve kendisini hikaye kahramanlarının yerine koyarak oyunlar oynayan küçük bir kızdır. Annesi, anneannesi ve kedisi Paw-paw da zaman zaman oyunlarında Grace’e eşlik ederler. Bir Cuma günü öğretmeni okulda bir piyes hazırlayacaklarını haber verir. Oynayacakları oyun Peter Pan’dir ve seçmeler Pazartesi günü yapılacaktır. Grace, Peter Pan olmak için can atar; ama arkadaşlarının bir tanesi Peter Pan’ın erkek olduğunu, o yüzden bu rolü Grace’nin oynamaması gerektiğini söyler. Bir diğer arkadaşı da Peter Pan’ın beyaz olduğunu, siyah tenli birinin onu canlandıramayacağını ifade eder. Grace o gün okuldan eve çok üzgün döner. Annesi ve anneannesi okul arkadaşlarıyla aynı fikirde değildir ve Grace’i yüreklendirerek biz okurlara mutlu bir son hediye ederler.

Amazing Grace1Amazing Grace, cinsiyet ve ırk ayrımcılığını çocukların anlayacağı sade bir dille işleyen ve sonunda okuruna güzel bir mesaj veren, onlarca dile çevrilmiş, bir kitap. Bence hem güzel bir okuma saati geçirmek isteyen dört yaş üstü okurlar, hem de okulda ilgili konuları işlerken kaynak arayan öğretmenler için uygun bir alternatif olabilir.hydrangea-graphicsfairy008sm

Princess and the Frog Prenses ve Kurbağa http://www.willeisner.com/library/princess-and-the-frog.html

Princess and the Frog by Will Eisner

The Princess and the Frog, yani ‘Prenses Ve Kurbağa’ hepimizin bildiği gibi ilk kez Grimm Kardeşlerin kaleme aldığı, sayısız kitaba ve filme konu olmuş masallardan bir tanesi. İşte bu ünlü masal, çizgi ve grafik roman alanında efsane kabul edilen Will Eisner tarafından yeniden yorumlanmis ve 1999 yılında basılmış. Çizer hikayeyi yeniden anlatırken orjinaline sadık kalmış. Suluboya kullanılarak yaratılmış resimler, dikkatle incelediğiniz zaman uzun ve zahmetli bir çalışmanın ürünü olduklarını gösteriyor. Hikaye aslında üçüncü şahıs tarafından anlatılsa da, genellikle bu türe özgü konuşma balonlorıyla devam ediyor. Renkler oldukça belirgin ve sayfaların kimisi kocaman illüstrasyonlarla doluyken kimisi birçok küçük resimden oluşuyor.

The Princess and the Frog, Eisner’in masal uyarlamalarından sadece bir tanesi. Çizerin benzer başka klasik masal çalışmaları da mevcut. Otuz sayfalık bu kitap, Amazon tarafından dört yaş üstü okurlara öneriliyor. Ben kitabı hem çizgi roman seven hem de böyle bir alışkanlığı olmayan çocuklara tavsiye ediyorum. Farklı tarzda kitaplar okuyabilmek, farklı anlatım öğeleri ve teknikleri içeren metinleri okuyup anlayabilmek ve yorumlayabilmek bir beceridir. Hele de böyle alanının en önemli isimlerinden biri tarafından yaratılmışsa, mutlaka değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

Bir çocuk kitabı olarak geçse de, The Princess and the Frog , sadece çocuklara hitap etmiyor. Kitap, Will Eisner’in hayranı olan ve onun bütün eserlerini toplayan yetişkin koleksiyoncular arasına da son derece popüler.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Best Loved Poems En sevilen şiirler

Best Loved Poems by Neil Philip & Isabelle Brent

Best Loved Poems: Adından da anlaşılacağı gibi En Sevilen Şiirler, yüzün üzerinde şairin en çok sevilen eserlerini içeren iki yüz yirmi dört sayfalık bir kitap ve ilk kez 2000 yılında, İngiltere’de okurlarıyla buluşmuş. İki yüzün üzerinde şiire yer veren kitabın editörü Neil Philip. Ben bu kitabı geçen yıl satın aldım; ama içinde geçen bazı şiirlerle daha önce lisans eğitimi sırasında tanışmıştım. Bendeki baskısı, aylarca kitaplıkta durduktan sonra ortaya çıktı. Şimdilerde, şiirleri arka arkaya okumaya çalışmak yerine her gece uyumadan önce bir ya da iki tanesini okuyorum. Bu sayede hem bir süre sonra bütün şiirleri okumuş olacağımı hem de okuduklarımı daha iyi sindirebileceğimi düşündüm. Her şiire bir ya da iki sayfa ayrılan bu kitapta Emily Dickinson’dan, T. S. Eliot’a kadar birçok ünlü ismin eseri var. Şiirler ünlü İngiliz ressam ve illüstratör Isabelle Brent tarafından resimlenmiş. Isabelle Brent alanında çok ünlü bir isim ve resimleri gerçekten eşsiz. Eserlerinde altın ve gümüş varak kullanan sanatçının süslemeleri oya gibi ayrıntılı. Bende resimlediği kitaplardan dört tanesi mevcut ve eğer alışveriş ederken yeni bir tanesiyle karşılaşırsam mutlaka alıyorum, çünkü Brent’in resimlerine bakmak büyük bir zevk.

Best Loved Poems (En Sevilen Siirler-Arka Kapak)Kitabın kapağında Edward Lear’ın The Owl and the Pussy-cat şiiri için yapılmış resim var. Kitaptaki şiirler konularına göre sınıfandırılmış ve kimisi çocuklara, kimisi gençlere ve elbette hepsi yetişkinlere hitap ediyor. Bazı şiirler, derste ve etkinliklerde kullanılmak üzere İngilizce öğretmenleri için güzel bir kaynak olabilir. En azından aşağıda sizlerle paylaşacağım The Owl and the Pussy-cat’i , biz, geçen yıl derste işlemiştik. Ben çok sevmiştim bu şiiri. Umarım siz de seversiniz.

The Owl and the Pussy-cat

The Owl and the Pussy-cat went to sea
In a beautiful pea green boat,
They took some honey, and plenty of money,
Wrapped up in a five pound note.
The Owl looked up to the stars above,
And sang to a small guitar,
‘O lovely Pussy! O Pussy my love,
What a beautiful Pussy you are,
You are,
You are!
What a beautiful Pussy you are!’

Pussy said to the Owl, ‘You elegant fowl!
How charmingly sweet you sing!
O let us be married! too long we have tarried:
But what shall we do for a ring?’
They sailed away, for a year and a day,
To the land where the Bong-tree grows
And there in a wood a Piggy-wig stood
With a ring at the end of his nose,
His nose,
His nose,
With a ring at the end of his nose.

‘Dear pig, are you willing to sell for one shilling
Your ring?’ Said the Piggy, ‘I will.’
So they took it away, and were married next day
By the Turkey who lives on the hill.
They dined on mince, and slices of quince,
Which they ate with a runcible spoon;
And hand in hand, on the edge of the sand,
They danced by the light of the moon,
The moon,
The moon,
They danced by the light of the moon.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Rim og Regleboka. En Fløyte Full av Toner

Rim og Regleboka. En Fløyte Full av Toner

Bu iki güzel kitabı bir hafta önce aldım. Sağdaki daha önce Yeni Eski Kitaplar adlı yazımda sözü geçen Norveçli illüstratör Sigrun Sæbø Kapsberger tarafından resimlenmiş güzel bir tekerleme ve şiir kitabı. Bu kitaba, The Best Loved Poems‘i okuduktan sonra başlamak istiyorum. Soldaki ise çok güzel resimli bir masal kitabı. Bu kitaptan daha sonra ayrıntılı şekilde söz etmek istiyorum; çünkü çok sevdim.

Bugün, bizim için iki hafta sürecek paskalya tatili başladı. Bundan sonraki yazımı hazırlamak bir hafta beklemem gerekmeyeceği için çok mutluyum. Çok yakında burada tekrar buluşmak üzere hepinize harika bir hafta sonu diliyorum.

Sevgiler heart

Untitled

Şiiri yazarken kullandığım kaynak: http://en.wikisource.org/wiki/Nonsense_Songs,_Stories,_Botany,_and_Alphabets/The_Owl_and_the_Pussycat

Haftanın Kitapları

Bu Haftanin Kitaplari

 

Oslo Norveç

Oslo’da Karli Bir Bahar Günü

Satın aldığım, ödünç aldığım, okumak istediğim ve okumak zorunda olduğum kitaplar üst üste eklenerek kocaman bir dağ oluşturmaya başladı. Sabah bu karlı manzaraya uyanınca, günü okuyarak geçirmenin yapılacak en mantıklı iş olacağına karar verdim. Okulda, incelemek üzere önerilen kitapları değerlendirirken, daha önceden duymadıklarımı, normal şartlarda öncelik vermeyeceklerimi ya da yeni bir yaklaşımla yeniden okumam gerektiğini düşündüklerimi tercih ediyorum. Bu sayede hem normalde seçmeyebileceğim eserleri okuma şansım oluyor hem de ufkumun genişlediğini hissediyorum. Günümüzde çocuk edebiyatında esen karanlık ve bu yüzden biraz temkinli yaklaştığım fantezi rüzgarını daha yakından tanıma fırsatı bulduğum gibi, klasik kabul edilen çocuk kitaplarına, akademisyenlerin yorumları ışığında yeniden bakmayı öğreniyorum. O yüzden bu, okul hayatımın belki de en kıymetli yılı.

Geçen hafta değinip tanıtamadığım bir kaç tane kitap vardı. Bu kitapların bazılarını kütüphaneden ödünç almıştım. Eğer şimdi yazmazsam, daha sonra fırsatım olmayabileceği için ilk sırayı onlara veriyorum.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Amazing GraceAmazing Grace: Mary Hoffman’a ait bu kitap Grace serisinin ilki. Kitabın resimleri Caroline Binch’e ait ve ilk baskısı 1991 yılında yapılmış. Grace o kadar çok sevilmiş ki, yazar bu başarının ardından aynı kahramanla ile ilgi bir dizi kitap daha yazmış. Eser, bir zamanlar kölelikle savaşın ve özgürlüğün sembolü olmuş Amazing Grace adlı ilahi ile aynı adı taşıyor. Kitapta dinsel bir öğeye ya da bu şekilde yorumlayacağım bir ifadeye rastlamadım; ancak siyahi bir çocuğun ayrımcılığa karşı duruşunu anlattığı için adının kölelik sistemi ile mücadelede anılan başka bir yapıtla aynı olmasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Amazing Grace, kısacık metni olan ve detaylı, güzel resimleriyle sizi küçük bir çocuğun hikayesine davet eden, otuz iki sayfalık, sıcacık bir kitap.

Kahramanımız Grace, hikayeleri çok seven ve kendisini hikaye kahramanlarının yerine koyarak oyunlar oynayan küçük bir kızdır. Annesi, anneannesi ve kedisi Paw-paw da zaman zaman oyunlarında Grace’e eşlik ederler. Bir Cuma günü öğretmeni okulda bir piyes hazırlayacaklarını haber verir. Oynayacakları oyun Peter Pan’dir ve seçmeler Pazartesi günü yapılacaktır. Grace, Peter Pan olmak için can atar; ama arkadaşlarının bir tanesi Peter Pan’ın erkek olduğunu, o yüzden bu rolü Grace’nin oynamaması gerektiğini söyler. Bir diğer arkadaşı da Peter Pan’ın beyaz olduğunu, siyah tenli birinin onu canlandıramayacağını ifade eder. Grace o gün okuldan eve çok üzgün döner. Annesi ve anneannesi okul arkadaşlarıyla aynı fikirde değildir ve Grace’i yüreklendirerek biz okurlara mutlu bir son hediye ederler.

Amazing Grace1Amazing Grace, cinsiyet ve ırk ayrımcılığını çocukların anlayacağı sade bir dille işleyen ve sonunda okuruna güzel bir mesaj veren, onlarca dile çevrilmiş, bir kitap. Bence hem güzel bir okuma saati geçirmek isteyen dört yaş üstü okurlar, hem de okulda ilgili konuları işlerken kaynak arayan öğretmenler için uygun bir alternatif olabilir.hydrangea-graphicsfairy008sm

Princess and the Frog - Prenses Ve Kurbağa Will Eisner

Princess and the Frog http://www.willeisner.com/library/princess-and-the-frog.html

The Princess and the Frog, yani ‘Prenses Ve Kurbağa’ hepimizin bildiği gibi ilk kez Grimm Kardeşlerin kaleme aldığı, sayısız kitaba ve filme konu olmuş masallardan bir tanesi. İşte bu ünlü masal, çizgi ve grafik roman alanında efsane kabul edilen Will Eisner tarafından yeniden yorumlanmis ve 1999 yılında basılmış. Çizer hikayeyi yeniden anlatırken orjinaline sadık kalmış. Suluboya kullanılarak yaratılmış resimler, dikkatle incelediğiniz zaman uzun ve zahmetli bir çalışmanın ürünü olduklarını gösteriyor. Hikaye aslında üçüncü şahıs tarafından anlatılsa da, genellikle bu türe özgü konuşma balonlorıyla devam ediyor. Renkler oldukça belirgin ve sayfaların kimisi kocaman illüstrasyonlarla doluyken kimisi birçok küçük resimden oluşuyor.

The Princess and the Frog, Eisner’in masal uyarlamalarından sadece bir tanesi. Çizerin benzer başka klasik masal çalışmaları da mevcut. Otuz sayfalık bu kitap, Amazon tarafından dört yaş üstü okurlara öneriliyor. Ben kitabı hem çizgi roman seven hem de böyle bir alışkanlığı olmayan çocuklara tavsiye ediyorum. Farklı tarzda kitaplar okuyabilmek, farklı anlatım öğeleri ve teknikleri içeren metinleri okuyup anlayabilmek ve yorumlayabilmek bir beceridir. Hele de böyle alanının en önemli isimlerinden biri tarafından yaratılmışsa, mutlaka değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

Bir çocuk kitabı olarak geçse de, The Princess and the Frog , sadece çocuklara hitap etmiyor. Kitap, Will Eisner’in hayranı olan ve onun bütün eserlerini toplayan yetişkin koleksiyoncular arasına da son derece popüler.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Best Loved Poems En sevilen şiirler

Best Loved Poems by Neil Philip & Isabelle Brent

Best Loved Poems: Adından da anlaşılacağı gibi En Sevilen Şiirler, yüzün üzerinde şairin en çok sevilen eserlerini içeren iki yüz yirmi dört sayfalık bir kitap ve ilk kez 2000 yılında, İngiltere’de okurlarıyla buluşmuş. İki yüzün üzerinde şiire yer veren kitabın editörü Neil Philip. Ben bu kitabı geçen yıl satın aldım; ama içinde geçen bazı şiirlerle daha önce lisans eğitimi sırasında tanışmıştım. Bendeki baskısı, aylarca kitaplıkta durduktan sonra ortaya çıktı. Şimdilerde, şiirleri arka arkaya okumaya çalışmak yerine her gece uyumadan önce bir ya da iki tanesini okuyorum. Bu sayede hem bir süre sonra bütün şiirleri okumuş olacağımı hem de okuduklarımı daha iyi sindirebileceğimi düşündüm. Her şiire bir ya da iki sayfa ayrılan bu kitapta Emily Dickinson’dan, T. S. Eliot’a kadar birçok ünlü ismin eseri var. Şiirler ünlü İngiliz ressam ve illüstratör Isabelle Brent tarafından resimlenmiş. Isabelle Brent alanında çok ünlü bir isim ve resimleri gerçekten eşsiz. Eserlerinde altın ve gümüş varak kullanan sanatçının süslemeleri oya gibi ayrıntılı. Bende resimlediği kitaplardan dört tanesi mevcut ve eğer alışveriş ederken yeni bir tanesiyle karşılaşırsam mutlaka alıyorum, çünkü Brent’in resimlerine bakmak büyük bir zevk.

Best Loved Poems (En Sevilen Siirler-Arka Kapak)Kitabın kapağında Edward Lear’ın The Owl and the Pussy-cat şiiri için yapılmış resim var. Kitaptaki şiirler konularına göre sınıfandırılmış ve kimisi çocuklara, kimisi gençlere ve elbette hepsi yetişkinlere hitap ediyor. Bazı şiirler, derste ve etkinliklerde kullanılmak üzere İngilizce öğretmenleri için güzel bir kaynak olabilir. En azından aşağıda sizlerle paylaşacağım The Owl and the Pussy-cat’i , biz, geçen yıl derste işlemiştik. Ben çok sevmiştim bu şiiri. Umarım siz de seversiniz.

The Owl and the Pussy-cat

The Owl and the Pussy-cat went to sea
In a beautiful pea green boat,
They took some honey, and plenty of money,
Wrapped up in a five pound note.
The Owl looked up to the stars above,
And sang to a small guitar,
‘O lovely Pussy! O Pussy my love,
What a beautiful Pussy you are,
You are,
You are!
What a beautiful Pussy you are!’

Pussy said to the Owl, ‘You elegant fowl!
How charmingly sweet you sing!
O let us be married! too long we have tarried:
But what shall we do for a ring?’
They sailed away, for a year and a day,
To the land where the Bong-tree grows
And there in a wood a Piggy-wig stood
With a ring at the end of his nose,
His nose,
His nose,
With a ring at the end of his nose.

‘Dear pig, are you willing to sell for one shilling
Your ring?’ Said the Piggy, ‘I will.’
So they took it away, and were married next day
By the Turkey who lives on the hill.
They dined on mince, and slices of quince,
Which they ate with a runcible spoon;
And hand in hand, on the edge of the sand,
They danced by the light of the moon,
The moon,
The moon,
They danced by the light of the moon.

hydrangea-graphicsfairy008sm

Rim og Regleboka. En Fløyte Full av Toner

Rim og Regleboka. En Fløyte Full av Toner

Bu iki güzel kitabı bir hafta önce aldım. Sağdaki daha önce Yeni Eski Kitaplar adlı yazımda sözü geçen Norveçli illüstratör Sigrun Sæbø Kapsberger tarafından resimlenmiş güzel bir tekerleme ve şiir kitabı. Bu kitaba, The Best Loved Poems‘i okuduktan sonra başlamak istiyorum. Soldaki ise çok güzel resimli bir masal kitabı. Bu kitaptan daha sonra ayrıntılı şekilde söz etmek istiyorum; çünkü çok sevdim.

Bugün, bizim için iki hafta sürecek paskalya tatili başladı. Bundan sonraki yazımı hazırlamak için bir hafta beklemem gerekmeyeceği için çok mutluyum. Çok yakında burada tekrar buluşmak üzere hepinize harika bir hafta sonu diliyorum.

Sevgiler heart

Untitled

Şiiri yazarken kullandığım kaynak: http://en.wikisource.org/wiki/Nonsense_Songs,_Stories,_Botany,_and_Alphabets/The_Owl_and_the_Pussycat

Bu Hafta Okuduğum Kitaplar

Espresso House-Majorstua

Espresso House-Majorstua

Bir hafta aradan sonra nihayet yeniden bir şeyler yazacak zamanı yakaladım. Saatler biraz önce on ikiyi vurdu. Kül Kedisi’nin bile uyumak için evine döndüğü şu dakikalarda, akşam üstü içtiğim kocaman bir fincan çay yüzünden olacak, uykum evden kaçtı. Neyse ki yazmadığım günler boyunca pek güzel kitaplar okudum ve onlardan söz etmek için can atıyorum.

Bu Haftanın Kitapları

Bu Haftanın Kitapları

 

Okulda son haftalarda çocuk edebiyatıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar aslında yüksek lisans için şu anda bulunduğum fakülteyi ve bölümü seçmemin asıl sebebi. Ara verip tatil yapmak istediğim günlerde bile kitaplar aklımdan çıkmıyor. Küçükken ödev yapmayı seven ya da düzenli çalışmayı iyi öğrenmiş bir çocuk değildim. İnsanın eğitim ve çalışma hayatında sevdiği bir alanı seçmesinin önemini ve bu durumun başarıdaki yerini, bu aralar şevkle ödev yaparken idrak ediyorum. Okuldan analiz etmemiz için iki resimli kitap, bir grafik roman ve bir adet çocuk romanı seçmemizi istediler. Kitapları onların hazırladıkları bir listedeki örnekler arasından seçecektik. Ben hangi kitapları seçeceğime karar veremeyince bulabildiklerimin hepini okumaya karar verdim ve kütüphanenin yolunu tuttum.

Kütüphaneden Ödünç Aldığım Kitaplar

Kütüphaneden Ödünç Aldığım Kitaplar

 

Coraline: Ödünç aldıklarımın içinde okuduğum ilk kitap Coraline oldu. Hem uzun olduğu hem de çok merak ettiğim için önce onu okumak istedim. Hikaye, korku edebiyatının çocuk okurları hedef alan bir örneği gibi. Kitabın hoşuma giden yanları çabuk okunabilmesi, aralara serpiştirilmiş ürkünç şarkı sözleri ve sıcak bir son sayfa barındırıyor olması sanırım. Onun dışında ebeveynlerin ya da öğretmenlerin çocuklara neden böyle bir kitap tavsiye etmek isteyebileceklerini düşündüm ve bir cevap bulamadım. İçinde bir çocuk için son derece ürkünç olabilecek ayrıntılar olmasına rağmen, hikaye bu tarz bir eserde olması gereken güçlü ve insanı içine alan atmosferi yaratamıyor. En azından bende yaratmadı. Okurken, hikayede hep bir şeylerin eksik olduğunu hissettim ve ne yazık ki kitap bitene kadar o eksik dolmadı. Tadı damağımda kalmadığı için, bugün gönül rahatlığıyla kitabı kütüphaneye teslim ettim. Kütüphaneyi daha sık kullanmanın ne kadar mantıklı olduğunu da bu sayede daha iyi anlamış oldum.

Coraline

 

Where the Wild Things Are: Ödünç aldığım kitapların içinde en sevdiğim kitap oldu. Where the Wild Things Are yani Türçe adıyla Vahşi Şeyler Ülkesinde, bütün dünyada milyonlarca çocuk tarafından okunmuş ve sevilmiş bir çocuk klasiği. Neden olduğunu anlamak da bence zor değil. Kitabın kahramanı Max, giydiği canavar kostümünün içinde tam bir canavar gibi çeşitli yaramazlıklar yapmış ve ceza olarak akşam yemeği yemeden odasına gönderilmiştir. Annesi arkasından ‘vahşi şey’ diye seslenince ceza aldığı içim kızan Max annesine ‘seni yerim’ diye bağırır. İşte tam da o anda beklenmedik bir şey olur ve yapayalnız kalan minik Max’ın odasında bir orman biter. Ağaçlar büyür ve etrafı sarmaşıklar sarar. Okyanustan gelen bir yelkenli, Max’ı alır ve vahşi seylerin yaşadığı yere götürür. Hikaye Max’ın orada bütün vahşi şeylerin kralı seçilmesiyle devam eder ve burada anlatmak istemediğim mutlu bir sonla çok fazla uzamadan biter.

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Kitabın bence en güzel yanı, bir çocuk perspektifiyle yazılmış olması. Annesinin yemek vermeden odasına kapattığı Max, aslında oyundan başka bir anlam taşımayan ‘yaramazlıklarını’ vahşi şeyler ülkesinde sürdürür. Bize tahammül edilemez gelen çocuk davranışlarının ardında aslında nasıl bir dünya olabileceğini, Max sayesinde biraz olsun görebiliyoruz. Kocaman resimlerle bezenmiş bu kitabın metni kısacık; hatta bazı sayfalarda hiç yazı bulunmuyor. Buna rağmen hem bittiğinde insanın yüzünde bir tebessüm bırakıyor hem de bu minicik kitaptan önemli bir şey öğrendiğinizi hissediyorsunuz. Maurice Sendak tarafından yazılmış ve resimlenmiş bu güzel hikayeyi henüz okumamış bütün miniklere ve onlarla yaşayan ya da çalışan bütün büyüklere öneriyorum. Kitabı bugün kütüphaneye geri verdim; ama hem okulda incelemek üzere seçtiğim kitaplardan biri olduğu için hem de ileride tekrar tekrar okumak isteyebileceğimi düşündüğüm için bir baskısını satın aldım.

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

 

The Lorax yani Türkçe adıyla Loraks, Dr. Seuss tarafından yazılmış ve kırkıncı yaşını devirmiş olmasına rağmen hem hala çok güncel hem de çocuklar tarafından çok sevilen bir hikaye. Daha ilk sayfalardaki resimlere ve anlatım diline bakınca kitabın Dr Seuss’ tarafından yazılmış olduğunu anlıyorsunuz. Çevre ile ilgili önemli mesajlar veren hikaye, tüketim çılgınlığımız sayesinde dünyaya ve dolayısıyla kendimize verdiğimiz zararı son derece enteresan ve net bir şekilde anlatıyor. Loraks’ı çalışma grubundaki arkadaşlarımdan biri seçmişti. Dün kitabı derste ayrıntılı şekilde tanıttığı zaman ben de bir an önce okumak için sabırsızlandığımı hissettim. Akşamüstü en sık gittiğim kafeye uğrayıp bu özgün kitabı orada keyifle bitirdim.

The Lorax by Dr. Seuss

The Lorax / Loraks

The Lorax / Loraks

The Lorax / Loraks

Espresso House (2)
Gece yarısını geçtiğimizde evden sessizce ayrılan uykum, gönlünce gezdikten sonra şehrin tenhalaşan sokaklarından sıkılmış olacak, eve geri döndü. Ben de böylece onu ne kadar özlediğimi anlamış oldum. Tekrar kaçmasına fırsat vermeden kendimi onun kollarına bırakmak istiyorum. Kalan kitaplardan da yarın söz ederim. O zamana dek hepinize iyi geceler ve tatlı rüyalar diliyorum.

Sevgiler

AngelMoon

Bu Hafta Okuduğum Kitaplar

Espresso House-Majorstua

Espresso House-Majorstua

Bir hafta aradan sonra nihayet yeniden bir şeyler yazacak zamanı yakaladım. Saatler biraz önce on ikiyi vurdu. Kül Kedisi’nin bile uyumak için evine döndüğü şu dakikalarda, akşam üstü içtiğim kocaman bir fincan çay yüzünden olacak, uykum evden kaçtı. Neyse ki yazmadığım günler boyunca pek güzel kitaplar okudum ve onlardan söz etmek için can atıyorum.

Bu Haftanın Kitapları

Bu Haftanın Kitapları

 

Okulda son haftalarda çocuk edebiyatıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar aslında yüksek lisans için şu anda bulunduğum fakülteyi ve bölümü seçmemin asıl sebebi. Ara verip tatil yapmak istediğim günlerde bile kitaplar aklımdan çıkmıyor. Küçükken ödev yapmayı seven ya da düzenli çalışmayı iyi öğrenmiş bir çocuk değildim. İnsanın eğitim ve çalışma hayatında sevdiği bir alanı seçmesinin önemini ve bu durumun başarıdaki yerini, bu aralar şevkle ödev yaparken idrak ediyorum. Okuldan analiz etmemiz için iki resimli kitap, bir grafik roman ve bir adet çocuk romanı seçmemizi istediler. Kitapları onların hazırladıkları bir listedeki örnekler arasından seçecektik. Ben hangi kitapları seçeceğime karar veremeyince bulabildiklerimin hepini okumaya karar verdim ve kütüphanenin yolunu tuttum.

Kütüphaneden Ödünç Aldığım Kitaplar

Kütüphaneden Ödünç Aldığım Kitaplar

 

Coraline: Ödünç aldıklarımın içinde okuduğum ilk kitap Coraline oldu. Hem uzun olduğu hem de çok merak ettiğim için önce onu okumak istedim. Hikaye, korku edebiyatının çocuk okurları hedef alan bir örneği gibi. Kitabın hoşuma giden yanları çabuk okunabilmesi, aralara serpiştirilmiş ürkünç şarkı sözleri ve sıcak bir son sayfa barındırıyor olması sanırım. Onun dışında ebeveynlerin ya da öğretmenlerin çocuklara neden böyle bir kitap tavsiye etmek isteyebileceklerini düşündüm ve bir cevap bulamadım. İçinde bir çocuk için son derece ürkünç olabilecek ayrıntılar olmasına rağmen, hikaye bu tarz bir eserde olması gereken güçlü ve insanı içine alan atmosferi yaratamıyor. En azından bende yaratmadı. Okurken, hikayede hep bir şeylerin eksik olduğunu hissettim ve ne yazık ki kitap bitene kadar o eksik dolmadı. Tadı damağımda kalmadığı için, bugün gönül rahatlığıyla kitabı kütüphaneye teslim ettim. Kütüphaneyi daha sık kullanmanın ne kadar mantıklı olduğunu da bu sayede daha iyi anlamış oldum.

Coraline

 

Where the Wild Things Are: Ödünç aldığım kitapların içinde en sevdiğim kitap oldu. Where the Wild Things Are yani Türçe adıyla Vahşi Şeyler Ülkesinde, bütün dünyada milyonlarca çocuk tarafından okunmuş ve sevilmiş bir çocuk klasiği. Neden olduğunu anlamak da bence zor değil. Kitabın kahramanı Max, giydiği canavar kostümünün içinde tam bir canavar gibi çeşitli yaramazlıklar yapmış ve ceza olarak akşam yemeği yemeden odasına gönderilmiştir. Annesi arkasından ‘vahşi şey’ diye seslenince ceza aldığı için kızan Max annesine ‘seni yerim’ diye bağırır. İşte tam da o anda beklenmedik bir şey olur ve yapayalnız kalan minik Max’ın odasında bir orman biter. Ağaçlar büyür ve etrafı sarmaşıklar sarar. Okyanustan gelen bir yelkenli, Max’ı alır ve vahşi seylerin yaşadığı yere götürür. Hikaye Max’ın orada bütün vahşi şeylerin kralı seçilmesiyle devam eder ve burada anlatmak istemediğim mutlu bir sonla çok fazla uzamadan biter.

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Kitabın bence en güzel yanı, bir çocuk perspektifiyle yazılmış olması. Annesinin yemek vermeden odasına kapattığı Max, aslında oyundan başka bir anlam taşımayan ‘yaramazlıklarını’ vahşi şeyler ülkesinde sürdürür. Bize tahammül edilemez gelen çocuk davranışlarının ardında aslında nasıl bir dünya olabileceğini, Max sayesinde biraz olsun görebiliyoruz. Kocaman resimlerle bezenmiş bu kitabın metni kısacık; hatta bazı sayfalarda hiç yazı bulunmuyor. Buna rağmen hem bittiğinde insanın yüzünde bir tebessüm bırakıyor hem de bu minicik kitaptan önemli bir şey öğrendiğinizi hissediyorsunuz. Maurice Sendak tarafından yazılmış ve resimlenmiş bu güzel hikayeyi henüz okumamış bütün miniklere ve onlarla yaşayan ya da çalışan bütün büyüklere öneriyorum. Kitabı bugün kütüphaneye geri verdim; ama hem okulda incelemek üzere seçtiğim kitaplardan biri olduğu için hem de ileride tekrar tekrar okumak isteyebileceğimi düşündüğüm için bir baskısını satın aldım.

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

 

The Lorax yani Türkçe adıyla Loraks, Dr. Seuss tarafından yazılmış ve kırkıncı yaşını devirmiş olmasına rağmen hem hala çok güncel hem de çocuklar tarafından çok sevilen bir hikaye. Daha ilk sayfalardaki resimlere ve anlatım diline bakınca kitabın Dr Seuss’ tarafından yazılmış olduğunu anlıyorsunuz. Çevre ile ilgili önemli mesajlar veren hikaye, tüketim çılgınlığımız sayesinde dünyaya ve dolayısıyla kendimize verdiğimiz zararı son derece enteresan ve net bir şekilde anlatıyor. Loraks’ı çalışma grubundaki arkadaşlarımdan biri seçmişti. Dün kitabı derste ayrıntılı şekilde tanıttığı zaman ben de bir an önce okumak için sabırsızlandığımı hissettim. Akşamüstü en sık gittiğim kafeye uğrayıp bu özgün kitabı orada keyifle bitirdim.

The Lorax by Dr. Seuss

The Lorax / Loraks

The Lorax / Loraks

The Lorax / Loraks

Espresso House (2)
Gece yarısını geçtiğimizde evden sessizce ayrılan uykum, gönlünce gezdikten sonra şehrin tenhalaşan sokaklarından sıkılmış olacak, eve geri döndü. Ben de böylece onu ne kadar özlediğimi anlamış oldum. Tekrar kaçmasına fırsat vermeden kendimi onun kollarına bırakmak istiyorum. Kalan kitaplardan da yarın söz ederim. O zamana dek hepinize iyi geceler ve tatlı rüyalar diliyorum.

Sevgiler

AngelMoon

Bu Hafta Okuduğum Kitaplar

Espresso House-Majorstua

Espresso House-Majorstua

Bir hafta aradan sonra nihayet yeniden bir şeyler yazacak zamanı yakaladım. Saatler biraz önce on ikiyi vurdu. Kül Kedisi’nin bile uyumak için evine döndüğü şu dakikalarda, akşam üstü içtiğim kocaman bir fincan çay yüzünden olacak, uykum evden kaçtı. Neyse ki yazmadığım günler boyunca pek güzel kitaplar okudum ve onlardan söz etmek için can atıyorum.

Bu Haftanın Kitapları

Bu Haftanın Kitapları

 

Okulda son haftalarda çocuk edebiyatıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar aslında yüksek lisans için şu anda bulunduğum fakülteyi ve bölümü seçmemin asıl sebebi. Ara verip tatil yapmak istediğim günlerde bile kitaplar aklımdan çıkmıyor. Küçükken ödev yapmayı seven ya da düzenli çalışmayı iyi öğrenmiş bir çocuk değildim. İnsanın eğitim ve çalışma hayatında sevdiği bir alanı seçmesinin önemini ve bu durumun başarıdaki yerini, bu aralar şevkle ödev yaparken idrak ediyorum. Okuldan analiz etmemiz için iki resimli kitap, bir grafik roman ve bir adet çocuk romanı seçmemizi istediler. Kitapları onların hazırladıkları bir listedeki örnekler arasından seçecektik. Ben hangi kitapları seçeceğime karar veremeyince bulabildiklerimin hepini okumaya karar verdim ve kütüphanenin yolunu tuttum.

Kütüphaneden Ödünç Aldığım Kitaplar

Kütüphaneden Ödünç Aldığım Kitaplar

 

Coraline: Ödünç aldıklarımın içinde okuduğum ilk kitap Coraline oldu. Hem uzun olduğu hem de çok merak ettiğim için önce onu okumak istedim. Hikaye, korku edebiyatının çocuk okurları hedef alan bir örneği gibi. Kitabın hoşuma giden yanları çabuk okunabilmesi, aralara serpiştirilmiş ürkünç şarkı sözleri ve sıcak bir son sayfa barındırıyor olması sanırım. Onun dışında ebeveynlerin ya da öğretmenlerin çocuklara neden böyle bir kitap tavsiye etmek isteyebileceklerini düşündüm ve bir cevap bulamadım. İçinde bir çocuk için son derece ürkünç olabilecek ayrıntılar olmasına rağmen, hikaye bu tarz bir eserde olması gereken güçlü ve insanı içine alan atmosferi yaratamıyor. En azından bende yaratmadı. Okurken, hikayede hep bir şeylerin eksik olduğunu hissettim ve ne yazık ki kitap bitene kadar o eksik dolmadı. Tadı damağımda kalmadığı için, bugün gönül rahatlığıyla kitabı kütüphaneye teslim ettim. Kütüphaneyi daha sık kullanmanın ne kadar mantıklı olduğunu da bu sayede daha iyi anlamış oldum.

Coraline

 

Where the Wild Things Are: Ödünç aldığım kitapların içinde en sevdiğim kitap oldu. Where the Wild Things Are yani Türçe adıyla Vahşi Şeyler Ülkesinde, bütün dünyada milyonlarca çocuk tarafından okunmuş ve sevilmiş bir çocuk klasiği. Neden olduğunu anlamak da bence zor değil. Kitabın kahramanı Max, giydiği canavar kostümünün içinde tam bir canavar gibi çeşitli yaramazlıklar yapmış ve ceza olarak akşam yemeği yemeden odasına gönderilmiştir. Annesi arkasından ‘vahşi şey’ diye seslenince ceza aldığı içim kızan Max annesine ‘seni yerim’ diye bağırır. İşte tam da o anda beklenmedik bir şey olur ve yapayalnız kalan minik Max’ın odasında bir orman biter. Ağaçlar büyür ve etrafı sarmaşıklar sarar. Okyanustan gelen bir yelkenli, Max’ı alır ve vahşi seylerin yaşadığı yere götürür. Hikaye Max’ın orada bütün vahşi şeylerin kralı seçilmesiyle devam eder ve burada anlatmak istemediğim mutlu bir sonla çok fazla uzamadan biter.

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Kitabın bence en güzel yanı, bir çocuk perspektifiyle yazılmış olması. Annesinin yemek vermeden odasına kapattığı Max, aslında oyundan başka bir anlam taşımayan ‘yaramazlıklarını’ vahşi şeyler ülkesinde sürdürür. Bize tahammül edilemez gelen çocuk davranışlarının ardında aslında nasıl bir dünya olabileceğini, Max sayesinde biraz olsun görebiliyoruz. Kocaman resimlerle bezenmiş bu kitabın metni kısacık; hatta bazı sayfalarda hiç yazı bulunmuyor. Buna rağmen hem bittiğinde insanın yüzünde bir tebessüm bırakıyor hem de bu minicik kitaptan önemli bir şey öğrendiğinizi hissediyorsunuz. Maurice Sendak tarafından yazılmış ve resimlenmiş bu güzel hikayeyi henüz okumamış bütün miniklere ve onlarla yaşayan ya da çalışan bütün büyüklere öneriyorum. Kitabı bugün kütüphaneye geri verdim; ama hem okulda incelemek üzere seçtiğim kitaplardan biri olduğu için hem de ileride tekrar tekrar okumak isteyebileceğimi düşündüğüm için bir baskısını satın aldım.

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

 

The Lorax yani Türkçe adıyla Loraks, Dr. Seuss tarafından yazılmış ve kırkıncı yaşını devirmiş olmasına rağmen hem hala çok güncel hem de çocuklar tarafından çok sevilen bir hikaye. Daha ilk sayfalardaki resimlere ve anlatım diline bakınca kitabın Dr Seuss’ tarafından yazılmış olduğunu anlıyorsunuz. Çevre ile ilgili önemli mesajlar veren hikaye, tüketim çılgınlığımız sayesinde dünyaya ve dolayısıyla kendimize verdiğimiz zararı son derece enteresan ve net bir şekilde anlatıyor. Loraks’ı çalışma grubundaki arkadaşlarımdan biri seçmişti. Dün kitabı derste ayrıntılı şekilde tanıttığı zaman ben de bir an önce okumak için sabırsızlandığımı hissettim. Akşamüstü en sık gittiğim kafeye uğrayıp bu özgün kitabı orada keyifle bitirdim.

The Lorax by Dr. Seuss

The Lorax / Loraks

The Lorax / Loraks

The Lorax / Loraks

Espresso House (2)
Gece yarısını geçtiğimizde evden sessizce ayrılan uykum, gönlünce gezdikten sonra, şehrin tenhalaşan sokaklarından sıkılmış olacak, eve geri döndü. Ben de böylece onu ne kadar özlediğimi anlamış oldum. Tekrar kaçmasına fırsat vermeden kendimi onun kollarına bırakmak istiyorum. Kalan kitaplardan da yarın söz ederim. O zamana dek hepinize iyi geceler ve tatlı rüyalar diliyorum.

Sevgiler

AngelMoon

-Yeni Eski Kitaplar- (2. Bölüm)

HISTORIEN OM DEN LILLE KATTEN TIGERLINE BY IDA ELISABETH

Historien Om Den Lille Katten Tigerline by Ida Elisabeth

Üç hafta aradan sonra dersler yeniden başladı ve sınav dönemine iki ay kaldığı için olacak, ödevlerin biri bitmeden öbürü başlıyor. Nihayet geçen hafta aldığım eski kitapları tanıtmaya devam etmek için vakit bulabildim. Aradan o bir hafta hiç geçmemiş gibi… Dışarıda masmavi bir gökyüzü var. Henüz ısıtmaya başlamamış olsa da güneş artık bize de gülümsüyor ve her gün yakında gelmesini umduğumuz baharın sözünü veriyor. Hava açık ve güzel olduğu için evin karşısındaki kreşe devam eden çocukları bahçeye çıkardılar. Kreş binası olarak hizmet veren kocaman ahşap köşk, yaşlılığını unutmuş ve gençliğindeki heyecanı ve neşeyi yeniden bulmuş gibi görünüyor. Bahçesinden yükselen çocuk seslerini çoğaltıp bütün mahallaye yayarken, çatırdayan merdivenlerinin ağrılarını, eski pencerelerinin sebep olduğu bir türlü geçmeyen soğuk algınlıklarını, gıcırdayan kapılarının şikayetlerini unutmuş gibi mutlu görünüyor. Kedim karşı koltuka uykuya daldı. Bebek mavisi tasmasının ucundaki parlak lacivert süs balığı eksik kalır mı? O da fırsatını bulmuşken kedinin yanına uzanmış uyuyor. Bana sorarsanız şu an huzurumuza huzur katacak eski kitaplardan söz etmenin tam zamanı.

Godnatt: Fortellinger fra vide verden, özellikle uyku öncesinde okumak için hazırlanmış, on bir hikayeden ve renkli illüstrasyonlardan oluşan bir kitap. Bu on bir hikaye, farklı ülkelerden olup Norveç’te yaşayan yazarlara ait. Kitabı resimleyen sanatçı ise Türkiye’de doğmuş; ancak yaşamını Norveç’te sürdüren Akın Düzakın… Kitabı alırken hem kapak resminin güzelliği hem de bu Türkçe ad dikkatimi çekmişti. Çizerin tarzı çok özgün ve güzel. Hikayelerin neredeyse tamamını okudum. Elbette bazıları diğerlerinden daha çok hoşuma gitti. Her farklı yazarla başka bir dünyaya yolculuk yaptığınız için hepsini tek günde okusanız bile sıkılmıyorsunuz.

Norveç kültüründe çocuklara kitap okumanın çok büyük bir önemi var. Anne ve babaların çocuklarına uyku öncesi kitap okumaları, neredeyse yemek yemek, diş fırçalamak kadar normal ve gerekli bir rutin halini almış durumda. Kitapların, sıradan bir çocuğun günlük yaşamının bu kadar vazgeçilmez bir parçası olması, elbette güzel kitapların yazılmasına, basılmasına, okunmasına ve çoğalmasına neden oluyor. Bu kitapların yazarlarının ve çizerlerinin hakettikleri değeri ve saygıyı görmelerine de bu yüzden şaşırmamak gerek.

Godnatt: Fortellinger fra vide verden‘de hikayesi bulunan yazarlar sırasıyla şöyle:

Jafar Jafarnejad

Gro Dahle

Walid al-Kubaisi

Merima Maja Brkic

Abdirahman Gaileh Mirreh

Philominammah George

Elyas Poorgholam

Thorvald Steen

Nirmal Brahmachari

Zakia Khairhoum

GODNATT Fortellinger fra vide verden Akın Düzakın & Thorvald Steen

GODNATT: Fortellinger fra vide verden

 

Historien om den lille katten Tigerline yani ‘Minik Kedi Tigerline’nin Hikayesi’, adından da anlaşılacağı gibi yavru bir kedinin başından geçenleri anlatıyor. Kitabı yazan ve resimleyen sanatçı Ida Elisabeth. Hikayeye eşlik eden resimlerin hepsi aslında birer tablo gibi capcanlı. O kadar güzeller ki insan onlara bakarken hayran oluyor. Sayfalardan fışkıran rengarenk çiçekler, kocaman ağaç dalları, sivri kulaklı tavşanlar, ipek tüylü kediler, masmavi fiyortlar etrafınızı sarıyor.

Kitabın kahramanı Tigerline, deniz kenarında eski bir evde yaşlı sahibiyle birlikte güzel bir hayat sürüyor. Hayatta tek başına kalmanın nasıl bir şey olduğunu bilmeyen minik kedicik, iyi kalpli sahibinin birden bire ortadan kaybolmasıyla açlıkla, yalnızlıkla ve evsizlikle tanışıyor. Hikaye yer yer o kadar acıklı ki, okurken burnumun direği sızladı. Tigerline’nin hikayesini okurken, kedi köpek deyip geçtiğimiz ve her karşılaşmamızda yüzümüze acıklı bir umutla bakan bütün evsiz hayvanların acısını hissettim. Bu kitap çocuguna sadece hayvan sevgisini değil, genel anlamda empati duygusunu öğretmeyi amaçlayan herkesin tercih edebileceği bir kitap. Açlık, yalnızlık, terk edilmişlik, sevgisizlik hayvanlar için de insanlar için olduğu kadar korkunç. Sadece çoğumuz için bilmemek, öğrenmemek ve hissetmemek daha kolay. Neyse ki kitap mutlu sonla bitiyor ve son sayfalara doğru burnumdaki sızlama yerini bütün yüzüme yayılan mutlu bir gülümsemeye bırakıyor. Keşke Türkçe’ye çevrilse ve bu güzel resimli kitabı Türkiye’de yaşayan çocuklar da okuyabilse.

HISTORIEN OM DEN LILLE KATTEN TIGERLINE BY IDA ELISABETH

Historien Om Den Lille Katten Tigerline by Ida Elisabeth

 

Son bir haftam derste işlemek üzere okuduğumuz kitaplarla geçti. Bu kitapların içinde Where the Wild Things Are (Vahşi Şeyler Ülkesinde), The Lorax (Loraks), Alice’s Adventures in Wonderland (Alice Harikalar Diyarında) gibi klasiklerin yanında, Coraline gibi daha yeni ve farklı kitaplar da var. Coraline hakkında çok bir bilgim olmadığı için satın almak yerine kütüphaneden ödünç almayı tercih ettim. Açıkçası daha önce hiç böyle karanlık atmosfere sahip ürkütücü bir çocuk kitabı okumamıştım. O yüzden biraz şaşkınım. Gerçi yüz altmış sayfalık bir kitabın ilk yüz on sayfasını bir oturuşta okuyabildiğime göre en azından akıcılığından emin olabiliriz. Bu sabah uyandığımda günlerden Cuma olduğunu ve tarihin de ayın on üçünü gösterdiğini farkettim. Bu ürkünç kitabı bitirmek için daha uygun bir zaman olamaz sanırım. Gün tamamen geçip gitmeden Coraline ile birlikte güzel bir kafenin yolunu tutsak iyi olacak. Haftaya son okuduğum kitaplarla ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum. O zaman dek kendinize iyi bakın.

Sevgiler ❤

-Yeni Eski Kitaplar- (2. Bölüm)

HISTORIEN OM DEN LILLE KATTEN TIGERLINE BY IDA ELISABETH

Historien Om Den Lille Katten Tigerline by Ida Elisabeth

Üç hafta aradan sonra dersler yeniden başladı ve sınav dönemine iki ay kaldığı için olacak, ödevlerin biri bitmeden öbürü başlıyor. Nihayet geçen hafta aldığım eski kitapları tanıtmaya devam etmek için vakit bulabildim. Aradan o bir hafta hiç geçmemiş gibi… Dışarıda masmavi bir gökyüzü var. Henüz ısıtmaya başlamamış olsa da güneş artık bize de gülümsüyor ve her gün yakında gelmesini umduğumuz baharın sözünü veriyor. Hava açık ve güzel olduğu için evin karşısındaki kreşe devam eden çocukları bahçeye çıkardılar. Kreş binası olarak hizmet veren kocaman ahşap köşk, yaşlılığını unutmuş ve gençliğindeki heyecanı ve neşeyi yeniden bulmuş gibi görünüyor. Bahçesinden yükselen çocuk seslerini çoğaltıp bütün mahallaye yayarken, çatırdayan merdivenlerinin ağrılarını, eski pencerelerinin sebep olduğu bir türlü geçmeyen soğuk algınlıklarını, gıcırdayan kapılarının şikayetlerini unutmuş gibi mutlu görünüyor. Kedim karşı koltuka uykuya daldı. Bebek mavisi tasmasının ucundaki parlak lacivert süs balığı eksik kalır mı? O da fırsatını bulmuşken kedinin yanına uzanmış uyuyor. Bana sorarsanız şu an huzurumuza huzur katacak eski kitaplardan söz etmenin tam zamanı.

Godnatt: Fortellinger fra vide verden, özellikle uyku öncesinde okumak için hazırlanmış, on bir hikayeden ve renkli illüstrasyonlardan oluşan bir kitap. Bu on bir hikaye, farklı ülkelerden olup Norveç’te yaşayan yazarlara ait. Kitabı resimleyen sanatçı ise Türkiye’de doğmuş; ancak yaşamını Norveç’te sürdüren Akın Düzakın… Kitabı alırken hem kapak resminin güzelliği hem de bu Türkçe ad dikkatimi çekmişti. Çizerin tarzı çok özgün ve güzel. Hikayelerin neredeyse tamamını okudum. Elbette bazıları diğerlerinden daha çok hoşuma gitti. Her farklı yazarla başka bir dünyaya yolculuk yaptığınız için hepsini tek günde okusanız bile sıkılmıyorsunuz.

Norveç kültüründe çocuklara kitap okumanın çok büyük bir önemi var. Anne ve babaların çocuklarına uyku öncesi kitap okumaları, neredeyse yemek yemek, diş fırçalamak kadar normal ve gerekli bir rutin halini almış durumda. Kitapların, sıradan bir çocuğun günlük yaşamının bu kadar vazgeçilmez bir parçası olması, elbette güzel kitapların yazılmasına, basılmasına, okunmasına ve çoğalmasına neden oluyor. Bu kitapların yazarlarının ve çizerlerinin hakettikleri değeri ve saygıyı görmelerine de bu yüzden şaşırmamak gerek.

Godnatt: Fortellinger fra vide verden‘de hikayesi bulunan yazarlar sırasıyla şöyle:

Jafar Jafarnejad

Gro Dahle

Walid al-Kubaisi

Merima Maja Brkic

Abdirahman Gaileh Mirreh

Philominammah George

Elyas Poorgholam

Thorvald Steen

Nirmal Brahmachari

Zakia Khairhoum

GODNATT Fortellinger fra vide verden Akın Düzakın & Thorvald Steen

GODNATT: Fortellinger fra vide verden

 

Historien om den lille katten Tigerline yani ‘Minik Kedi Tigerline’nin Hikayesi’, adından da anlaşılacağı gibi yavru bir kedinin başından geçenleri anlatıyor. Kitabı yazan ve resimleyen sanatçı Ida Elisabeth. Hikayeye eşlik eden resimlerin hepsi aslında birer tablo gibi capcanlı. O kadar güzeller ki insan onlara bakarken hayran oluyor. Sayfalardan fışkıran rengarenk çiçekler, kocaman ağaç dalları, sivri kulaklı tavşanlar, ipek tüylü kediler, masmavi fiyortlar etrafınızı sarıyor.

Kitabın kahramanı Tigerline, deniz kenarında eski bir evde yaşlı sahibiyle birlikte güzel bir hayat sürüyor. Hayatta tek başına kalmanın nasıl bir şey olduğunu bilmeyen minik kedicik, iyi kalpli sahibinin birden bire ortadan kaybolmasıyla açlıkla, yalnızlıkla ve evsizlikle tanışıyor. Hikaye yer yer o kadar acıklı ki, okurken burnumun direği sızladı. Tigerline’nin hikayesini okurken, kedi köpek deyip geçtiğimiz ve her karşılaşmamızda yüzümüze acıklı bir umutla bakan bütün evsiz hayvanların acısını hissettim. Bu kitap çocuguna sadece hayvan sevgisini değil, genel anlamda empati duygusunu öğretmeyi amaçlayan herkesin tercih edebileceği bir kitap. Açlık, yalnızlık, terk edilmişlik, sevgisizlik hayvanlar için de insanlar için olduğu kadar korkunç. Sadece çoğumuz için bilmemek, öğrenmemek ve hissetmemek daha kolay. Neyse ki kitap mutlu sonla bitiyor ve son sayfalara doğru burnumdaki sızlama yerini bütün yüzüme yayılan mutlu bir gülümsemeye bırakıyor. Keşke Türkçe’ye çevrilse ve bu güzel resimli kitabı Türkiye’de yaşayan çocuklar da okuyabilse.

HISTORIEN OM DEN LILLE KATTEN TIGERLINE BY IDA ELISABETH

Historien Om Den Lille Katten Tigerline by Ida Elisabeth

 

Son bir haftam derste işlemek üzere okuduğumuz kitaplarla geçti. Bu kitapların içinde Where the Wild Things Are (Vahşi Şeyler Ülkesinde), The Lorax (Loraks), Alice’s Adventures in Wonderland (Alice Harikalar Diyarında) gibi klasiklerin yanında, Coraline gibi daha yeni ve farklı kitaplar da var. Coraline hakkında çok bir bilgim olmadığı için satın almak yerine kütüphaneden ödünç almayı tercih ettim. Açıkçası daha önce hiç böyle karanlık atmosfere sahip ürkütücü bir çocuk kitabı okumamıştım. O yüzden biraz şaşkınım. Gerçi yüz altmış sayfalık bir kitabın ilk yüz on sayfasını bir oturuşta okuyabildiğime göre en azından akıcılığından emin olabiliriz. Bu sabah uyandığımda günlerden Cuma olduğunu ve tarihin de ayın on üçünü gösterdiğini farkettim. Bu ürkünç kitabı bitirmek için daha uygun bir zaman olamaz sanırım. Gün tamamen geçip gitmeden Coraline ile birlikte güzel bir kafenin yolunu tutsak iyi olacak. Haftaya son okuduğum kitaplarla ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum. O zaman dek kendinize iyi bakın.

Sevgiler Butterfly-Scrap-Vintage-Image-GraphicsFairy21-1024x676

-Yeni Eski Kitaplar- (2. Bölüm)

HISTORIEN OM DEN LILLE KATTEN TIGERLINE BY IDA ELISABETH

Historien Om Den Lille Katten Tigerline by Ida Elisabeth

Üç hafta aradan sonra dersler yeniden başladı ve sınav dönemine iki ay kaldığı için olacak, ödevlerin biri bitmeden öbürü başlıyor. Nihayet geçen hafta aldığım eski kitapları tanıtmaya devam etmek için vakit bulabildim. Aradan o bir hafta hiç geçmemiş gibi… Dışarıda masmavi bir gökyüzü var. Henüz ısıtmaya başlamamış olsa da güneş artık bize de gülümsüyor ve her gün yakında gelmesini umduğumuz baharın sözünü veriyor. Hava açık ve güzel olduğu için evin karşısındaki kreşe devam eden çocukları bahçeye çıkardılar. Kreş binası olarak hizmet veren kocaman ahşap köşk, yaşlılığını unutmuş ve gençliğindeki heyecanı ve neşeyi yeniden bulmuş gibi görünüyor. Bahçesinden yükselen çocuk seslerini çoğaltıp bütün mahallaye yayarken, çatırdayan merdivenlerinin ağrılarını, eski pencerelerinin sebep olduğu bir türlü geçmeyen soğuk algınlıklarını, gıcırdayan kapılarının şikayetlerini unutmuş gibi mutlu görünüyor. Kedim karşı koltuka uykuya daldı. Bebek mavisi tasmasının ucundaki parlak lacivert süs balığı eksik kalır mı? O da fırsatını bulmuşken kedinin yanına uzanmış uyuyor. Bana sorarsanız şu an huzurumuza huzur katacak eski kitaplardan söz etmenin tam zamanı.

Godnatt: Fortellinger fra vide verden, özellikle uyku öncesinde okumak için hazırlanmış, on bir hikayeden ve renkli illüstrasyonlardan oluşan bir kitap. Bu on bir hikaye, farklı ülkelerden olup Norveç’te yaşayan yazarlara ait. Kitabı resimleyen sanatçı ise Türkiye’de doğmuş; ancak yaşamını Norveç’te sürdüren Akın Düzakın… Kitabı alırken hem kapak resminin güzelliği hem de bu Türkçe ad dikkatimi çekmişti. Çizerin tarzı çok özgün ve güzel. Hikayelerin neredeyse tamamını okudum. Elbette bazıları diğerlerinden daha çok hoşuma gitti. Her farklı yazarla başka bir dünyaya yolculuk yaptığınız için hepsini tek günde okusanız bile sıkılmıyorsunuz.

Norveç kültüründe çocuklara kitap okumanın çok büyük bir önemi var. Anne ve babaların çocuklarına uyku öncesi kitap okumaları, neredeyse yemek yemek, diş fırçalamak kadar normal ve gerekli bir rutin halini almış durumda. Kitapların, sıradan bir çocuğun günlük yaşamının bu kadar vazgeçilmez bir parçası olması, elbette güzel kitapların yazılmasına, basılmasına, okunmasına ve çoğalmasına neden oluyor. Bu kitapların yazarlarının ve çizerlerinin hakettikleri değeri ve saygıyı görmelerine de bu yüzden şaşırmamak gerek.

Godnatt: Fortellinger fra vide verden‘de hikayesi bulunan yazarlar sırasıyla şöyle:

Jafar Jafarnejad

Gro Dahle

Walid al-Kubaisi

Merima Maja Brkic

Abdirahman Gaileh Mirreh

Philominammah George

Elyas Poorgholam

Thorvald Steen

Nirmal Brahmachari

Zakia Khairhoum

GODNATT Fortellinger fra vide verden Akın Düzakın & Thorvald Steen

GODNATT: Fortellinger fra vide verden

 

Historien om den lille katten Tigerline yani ‘Minik Kedi Tigerline’nin Hikayesi’, adından da anlaşılacağı gibi yavru bir kedinin başından geçenleri anlatıyor. Kitabı yazan ve resimleyen sanatçı Ida Elisabeth. Hikayeye eşlik eden resimlerin hepsi aslında birer tablo gibi capcanlı. O kadar güzeller ki insan onlara bakarken hayran oluyor. Sayfalardan fışkıran rengarenk çiçekler, kocaman ağaç dalları, sivri kulaklı tavşanlar, ipek tüylü kediler, masmavi fiyortlar etrafınızı sarıyor.

Kitabın kahramanı Tigerline, deniz kenarında eski bir evde yaşlı sahibiyle birlikte güzel bir hayat sürüyor. Hayatta tek başına kalmanın nasıl bir şey olduğunu bilmeyen minik kedicik, iyi kalpli sahibinin birden bire ortadan kaybolmasıyla açlıkla, yalnızlıkla ve evsizlikle tanışıyor. Hikaye yer yer o kadar acıklı ki, okurken burnumun direği sızladı. Tigerline’nin hikayesini okurken, kedi köpek deyip geçtiğimiz ve her karşılaşmamızda yüzümüze acıklı bir umutla bakan bütün evsiz hayvanların acısını hissettim. Bu kitap çocuguna sadece hayvan sevgisini değil, genel anlamda empati duygusunu öğretmeyi amaçlayan herkesin tercih edebileceği bir kitap. Açlık, yalnızlık, terk edilmişlik, sevgisizlik hayvanlar için de insanlar için olduğu kadar korkunç. Sadece çoğumuz için bilmemek, öğrenmemek ve hissetmemek daha kolay. Neyse ki kitap mutlu sonla bitiyor ve son sayfalara doğru burnumdaki sızlama yerini bütün yüzüme yayılan mutlu bir gülümsemeye bırakıyor. Keşke Türkçe’ye çevrilse ve bu güzel resimli kitabı Türkiye’de yaşayan çocuklar da okuyabilse.

HISTORIEN OM DEN LILLE KATTEN TIGERLINE BY IDA ELISABETH

Historien Om Den Lille Katten Tigerline by Ida Elisabeth

 

Son bir haftam derste işlemek üzere okuduğumuz kitaplarla geçti. Bu kitapların içinde Where the Wild Things Are (Vahşi Şeyler Ülkesinde), The Lorax (Loraks), Alice’s Adventures in Wonderland (Alice Harikalar Diyarında) gibi klasiklerin yanında, Coraline gibi daha yeni ve farklı kitaplar da var. Coraline hakkında çok bir bilgim olmadığı için satın almak yerine kütüphaneden ödünç almayı tercih ettim. Açıkçası daha önce hiç böyle karanlık atmosfere sahip ürkütücü bir çocuk kitabı okumamıştım. O yüzden biraz şaşkınım. Gerçi yüz altmış sayfalık bir kitabın ilk yüz on sayfasını bir oturuşta okuyabildiğime göre en azından akıcılığından emin olabiliriz. Bu sabah uyandığımda günlerden Cuma olduğunu ve tarihin de ayın on üçünü gösterdiğini farkettim. Bu ürkünç kitabı bitirmek için daha uygun bir zaman olamaz sanırım. Gün tamamen geçip gitmeden Coraline ile birlikte güzel bir kafenin yolunu tutsak iyi olacak. Haftaya son okuduğum kitaplarla ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum. O zaman dek kendinize iyi bakın.

Sevgiler  ❤