Bu Hafta Okuduğum Kitaplar

Espresso House-Majorstua

Espresso House-Majorstua

Bir hafta aradan sonra nihayet yeniden bir şeyler yazacak zamanı yakaladım. Saatler biraz önce on ikiyi vurdu. Kül Kedisi’nin bile uyumak için evine döndüğü şu dakikalarda, akşam üstü içtiğim kocaman bir fincan çay yüzünden olacak, uykum evden kaçtı. Neyse ki yazmadığım günler boyunca pek güzel kitaplar okudum ve onlardan söz etmek için can atıyorum.

Bu Haftanın Kitapları

Bu Haftanın Kitapları

 

Okulda son haftalarda çocuk edebiyatıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar aslında yüksek lisans için şu anda bulunduğum fakülteyi ve bölümü seçmemin asıl sebebi. Ara verip tatil yapmak istediğim günlerde bile kitaplar aklımdan çıkmıyor. Küçükken ödev yapmayı seven ya da düzenli çalışmayı iyi öğrenmiş bir çocuk değildim. İnsanın eğitim ve çalışma hayatında sevdiği bir alanı seçmesinin önemini ve bu durumun başarıdaki yerini, bu aralar şevkle ödev yaparken idrak ediyorum. Okuldan analiz etmemiz için iki resimli kitap, bir grafik roman ve bir adet çocuk romanı seçmemizi istediler. Kitapları onların hazırladıkları bir listedeki örnekler arasından seçecektik. Ben hangi kitapları seçeceğime karar veremeyince bulabildiklerimin hepini okumaya karar verdim ve kütüphanenin yolunu tuttum.

Kütüphaneden Ödünç Aldığım Kitaplar

Kütüphaneden Ödünç Aldığım Kitaplar

 

Coraline: Ödünç aldıklarımın içinde okuduğum ilk kitap Coraline oldu. Hem uzun olduğu hem de çok merak ettiğim için önce onu okumak istedim. Hikaye, korku edebiyatının çocuk okurları hedef alan bir örneği gibi. Kitabın hoşuma giden yanları çabuk okunabilmesi, aralara serpiştirilmiş ürkünç şarkı sözleri ve sıcak bir son sayfa barındırıyor olması sanırım. Onun dışında ebeveynlerin ya da öğretmenlerin çocuklara neden böyle bir kitap tavsiye etmek isteyebileceklerini düşündüm ve bir cevap bulamadım. İçinde bir çocuk için son derece ürkünç olabilecek ayrıntılar olmasına rağmen, hikaye bu tarz bir eserde olması gereken güçlü ve insanı içine alan atmosferi yaratamıyor. En azından bende yaratmadı. Okurken, hikayede hep bir şeylerin eksik olduğunu hissettim ve ne yazık ki kitap bitene kadar o eksik dolmadı. Tadı damağımda kalmadığı için, bugün gönül rahatlığıyla kitabı kütüphaneye teslim ettim. Kütüphaneyi daha sık kullanmanın ne kadar mantıklı olduğunu da bu sayede daha iyi anlamış oldum.

Coraline

 

Where the Wild Things Are: Ödünç aldığım kitapların içinde en sevdiğim kitap oldu. Where the Wild Things Are yani Türçe adıyla Vahşi Şeyler Ülkesinde, bütün dünyada milyonlarca çocuk tarafından okunmuş ve sevilmiş bir çocuk klasiği. Neden olduğunu anlamak da bence zor değil. Kitabın kahramanı Max, giydiği canavar kostümünün içinde tam bir canavar gibi çeşitli yaramazlıklar yapmış ve ceza olarak akşam yemeği yemeden odasına gönderilmiştir. Annesi arkasından ‘vahşi şey’ diye seslenince ceza aldığı için kızan Max annesine ‘seni yerim’ diye bağırır. İşte tam da o anda beklenmedik bir şey olur ve yapayalnız kalan minik Max’ın odasında bir orman biter. Ağaçlar büyür ve etrafı sarmaşıklar sarar. Okyanustan gelen bir yelkenli, Max’ı alır ve vahşi seylerin yaşadığı yere götürür. Hikaye Max’ın orada bütün vahşi şeylerin kralı seçilmesiyle devam eder ve burada anlatmak istemediğim mutlu bir sonla çok fazla uzamadan biter.

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Kitabın bence en güzel yanı, bir çocuk perspektifiyle yazılmış olması. Annesinin yemek vermeden odasına kapattığı Max, aslında oyundan başka bir anlam taşımayan ‘yaramazlıklarını’ vahşi şeyler ülkesinde sürdürür. Bize tahammül edilemez gelen çocuk davranışlarının ardında aslında nasıl bir dünya olabileceğini, Max sayesinde biraz olsun görebiliyoruz. Kocaman resimlerle bezenmiş bu kitabın metni kısacık; hatta bazı sayfalarda hiç yazı bulunmuyor. Buna rağmen hem bittiğinde insanın yüzünde bir tebessüm bırakıyor hem de bu minicik kitaptan önemli bir şey öğrendiğinizi hissediyorsunuz. Maurice Sendak tarafından yazılmış ve resimlenmiş bu güzel hikayeyi henüz okumamış bütün miniklere ve onlarla yaşayan ya da çalışan bütün büyüklere öneriyorum. Kitabı bugün kütüphaneye geri verdim; ama hem okulda incelemek üzere seçtiğim kitaplardan biri olduğu için hem de ileride tekrar tekrar okumak isteyebileceğimi düşündüğüm için bir baskısını satın aldım.

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

Where the Wild Things Are / Vahşi Şeyler Ülkesinde

 

The Lorax yani Türkçe adıyla Loraks, Dr. Seuss tarafından yazılmış ve kırkıncı yaşını devirmiş olmasına rağmen hem hala çok güncel hem de çocuklar tarafından çok sevilen bir hikaye. Daha ilk sayfalardaki resimlere ve anlatım diline bakınca kitabın Dr Seuss’ tarafından yazılmış olduğunu anlıyorsunuz. Çevre ile ilgili önemli mesajlar veren hikaye, tüketim çılgınlığımız sayesinde dünyaya ve dolayısıyla kendimize verdiğimiz zararı son derece enteresan ve net bir şekilde anlatıyor. Loraks’ı çalışma grubundaki arkadaşlarımdan biri seçmişti. Dün kitabı derste ayrıntılı şekilde tanıttığı zaman ben de bir an önce okumak için sabırsızlandığımı hissettim. Akşamüstü en sık gittiğim kafeye uğrayıp bu özgün kitabı orada keyifle bitirdim.

The Lorax by Dr. Seuss

The Lorax / Loraks

The Lorax / Loraks

The Lorax / Loraks

Espresso House (2)
Gece yarısını geçtiğimizde evden sessizce ayrılan uykum, gönlünce gezdikten sonra şehrin tenhalaşan sokaklarından sıkılmış olacak, eve geri döndü. Ben de böylece onu ne kadar özlediğimi anlamış oldum. Tekrar kaçmasına fırsat vermeden kendimi onun kollarına bırakmak istiyorum. Kalan kitaplardan da yarın söz ederim. O zamana dek hepinize iyi geceler ve tatlı rüyalar diliyorum.

Sevgiler

AngelMoon

Resimli Kitaplar

kitaplarım

Resimli kitaplar son senelerde çok ilgimi çekmeye başladı. Bunun bir sebebi üniversitede aldığım pedagoji dersleri bir diğeri de illüstrasyonları gerçekten birer sanat eseri olan kitaplarla tanışmış olmam. Eskiden ‘resimli kitap’ deyip geçtiğim kitaplara şimdi başka bir gözle bakıyorum. Bu kitaplardaki resimlerin, yazılı hikayeyle olan ilişkisi kitaptan kitaba değişiyor. Kimi kitaplardaki resimler, metni birebir anlatırken, kimi metindeki eksiklikleri tamamlıyor, kimi hikayeye paralel başka bir hikaye anlatırken kimi kitapla tamamen alakasız görünebiliyor. Bazı resimli kitaplarda hiç metin olmayabiliyor. Bazı kitaplarda resimler sadece iki üç sayfada bir yer alırken, bazılarında bütün sayfayı kaplayabiliyor. Eğer bu ayrıntılara bakmayı okulda öğrenmemiş olsaydım, resimli kitap seçerken metin ve resimlerin ilişkisi çok dikkatimi çekmeyebilirdi. Şimdi bu kitapları hem alırken hem de onları okurken dikkat edeceğim noktalar arttı.

Resimli kitaplar, özellikle çocuklara okunmak amacıyla alınmışsa birer hazine değeri taşıyor. Resimlerin, insana verdiği heyecanın ve güzel duyguların yanında okur için yarattığı başka avantajlar da var. Okuma sırasında, okuyanla dinleyen arasında diyalog başlatma fırsatı vermesi bunlardan biri. Daha kitabı açmadan, sadece kapağına bakarak yapacağımız konu tahminleri, okuma sırasında durup resimlerin renklerinden ve anlattıklarından bahsetmek, hem o kitabı daha büyük bir heyecanla okumaya hem de kitaptan öğreneceklerimizin artmasına olanak sağlıyor. Resimlerde yer almasına rağmen metinde değinilmeyen her ayrıntı bize hakkında konuşulacak yeni konular sunuyor dolayısıyla da kitap sayesinde öğreneceklerimizin artmasına olanak sağlıyor. Bu sayede aynı kitabı farklı ayrıntılara ve konulara değinerek hiç sıkılmadan bircok kez okumak, her okuyuşta kitaba başka bir açıdan bakmak ve ondan alabileceğimiz verimi kat kat artırmak mümkün. Özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara kitap okurken başlattığımız bu diyaloglar onların kitaba olan ilgisini arttırdığı gibi okuma esnasında var olan bilgilerini aktif hale getirip hikayeye dahil olmalarını sağlıyor. Kimi araştırmacılara göre, eğlenerek öğrendiğimiz zaman, öğrenme kapasitemiz artıyor. Bir kitap okuma etkinliği elbette okura keyif vermeli, bunun yanında bu keyifli etkinlikten maksimum fayda sağlamak için hazırlık yapmak da çok önemli. Bu hazırlık, yaşa ve anlama kapasitesine uygun kitabı seçmekten, okuma etkinliğinde okuyan ya da dinleyen kişi rollerini paylaşmaya kadar birçok ayrıntıyı kapsıyor.

Resimli kitapların önemli özelliklerinden bir diğeri ise dil öğrenirken kullanılacak harika birer araç olmaları. İster anadilimizi, ister ikinci ya da üçüncü dilimizi öğreniyor olalım, resimlerle desteklenmiş kitaplar okurken hem yeni kelime öğrenme, hem bildiklerimizi pekiştirme hem de hikayenin gidişatını resimlerden tahmin ederek kitabın verdiği mesajı anlama şansımız artıyor. Resimli kitaplar hem kendi kendine okuma, hem yüksek sesle diğerlerine okuma etkinliklerinde hem de okulda öğretmenler tarafından derslerde tema olarak kullanmak için çok avantajlı.

Resimli kitaplar bambaşka bir dünya ve bu kitapları yaratan muhteşem yazarlar ve illustratörler var. Bu blogda zaman zaman bu sanatçılara yer vermeyi ve onları tanıtacak yazılar hazırlamayı planlıyorum. Böylece hem kendim daha çok şey öğrenmeyi hem de bildiklerimi yazıya dökerek bu konuda bir kaynak oluşturmayı umuyorum. Umarım sizler de benimle bu konudaki fikirlerinizi paylaşır, blogda yer almasını istediklerinizi bana yazarsınız.

Sevgiler