Güzeller Güzeli Venezia (2. Bölüm)

Acqua Alta Book Shop- Venedik'te Bir Kitapci-Acqua Alta

 

Libreria Acqua Alta

Dünyanin En Güzel Kitapçısı Venedik - Libraria Acqua Alta, Venezia -Venedik doğudan batıya esen tatlı bir rüzgar gibi. Bir akşam üstü San Zaccaria Meydanı’ndan Arsenale’ye doğru yürürken geriye dönüp şöyle bir baktığınızda öyle güzel bir manzarayla karşılaşıyorsunuz ki, denizden esen hafif rüzgarda uzak çöllerde savrulan altın kumları, gökyüzünde asılı duran dev kubbelerin siluetlerini görüyor, hiç yazılmadan yüzyıllarca söylenmis şiirleri, gizli bahçelerde söylenen aşk şarkılarını duyuyorsunuz. Venedik’e gelen her yenilik adeta kendisini damıtarak bu nevi şahsına münhasır şehrin ruhuna azar azar akmış ve onunla birlikte yeni ve özgün bir form almış gibi. Öyle ya, dünyanın başka neresinde gezerken yanınızdan altın varak ve ipek brokarlarla süslenmiş siyah cilalı gondollar geçer? Her köşesinde bir farklılık bulmanın mümkün olduğu bu antik şehirde benim için görülmeye değer önemli mekanlardan bir tanesi dünyanın en güzel kitapçısı olarak anılan Libreria Acqua Alta‘ydı. Ben bu kitapçıyı ziyaret etmeyi çok istediğim için bir öğleden sonrayı sadece buraya ayırdık.

http://www.insigniamasks.com.au/venetian-cats-as-traditional-venetian-characters

Libreria Acqua Alta adını Venedik’e özgü gelgitlerden alıyor. Bu özel kitapçının bir yüzü sıradan bir Venedik sokağına, diğeri turkuaz bir kanala bakıyor. İçeride binlerce kitap, poster, kart, kırtasiye malzemesi ve dergi var. Bunların hepsine zaman ayırmak imkansız olsa da, ilginizi çekecek birçok materyal bulmak mümkün. Kitaplar hem raflara hem de dekorasyon amacıyla kullanılan gondol, küvet, sepet, kasa gibi birçok değişik malzemenin içine doldurulmuş. Biz ilk anda nereye bakacağımızı şaşırdığımız için önce etrafı şöyleLibreria Acqua Alta - Kitapçının Bahçesi - bir gezmeye karar verdik. İkinci turumuzda kitaplara daha yakından bakabilmeye başladık. Burada Venedik’le ilgili başka hiçbir kitapçıda bulamayacağınız çok zengin bir kitap koleksiyonu var. Libreria Acqua Alta, özellikle Venedik sanatına, tarihine, mimarisine ve edebiyatına dair kaynak arayanlar için adeta bir cennet sayılır. Bu kıymetli kitapların bir kısmı eski olsa da, dünyanın en güzel kitapçısında kayda değer sayıda yeni kitap da satılıyor. Libreria Acqua Alta’nın en büyük özelliklerinden biri arka kapısının bir kanala açılıyor olması. Bu kapının karşısına koydukları oturma grubunda oturduğum ve kucağıma doldurduğum kitaplarla başbaşa kaldığım an tarif edilmezdi. İçerideki loş ortam ve ağır nemli hava burada yerini aydınlığa ve açık kapıdan içeriye dolan temiz havaya bırakıyor. Kanaldan taşıp gelen su yerleri şöyle bir ıslatıp geçerken siz de fotoğraf çeken turistlerden ve diğer meraklı gözlerden uzak, yüzünüzü kemerli kapıdan gelen ışığa dönerek bu özel mekanın tadını çıkarabiliyorsunuz. Ben buradan hatıra olarak aldığım kartların, kitap ayraçlarının ve not deftlerlerinin hepsini çok severek kullanıyorum. Venedik’te her yerde cam eşyalarla karşılaşıyorsunuz; ama aslında bu şehirdeki kağıt ürünleri de çok güzel. Özellikle hediye almanız gerekiyorsa el yapımı kağıtlardan yapılmış ya da Venedik motifleriyle süslenmiş ürünler sizin için çok cazip olabilir. Libreria Acqua Alta’yı Calle Lunga Santa Maria Formosa, 5176/B, 30122 Venezia adresinde ziyaret edebilirsiniz.

 

Venedik'ten kitap ayraclari, defterler ve kartlar

 

Çocuklar için Venedik kitapları

Yazımın ilk bölümünde (buraya tıklayarak okuyabilirsiniz) gezilere hazırlıklı gitmenin öneminden söz etmiştim. Eğer seyahate bir çocukla çıkıyorsanız bu durum bence daha da önemli hale geliyor. Bizler yetişkin olarak bir yeni bir yeri ziyaret edeceksek, göreceklerimiz hakkında en azından bir fikir sahibi oluyoruz. Çocuklar genellikle yetişkinlerin tercihlerine göre hareket ettikleri için, onlar açısından seyahat öncesi yapılacak güzel bir araştırmanın ya da kendilerine uygun bir seyahat kitabına sahip olmanın önemi artıyor. O sebeple yazımın bu bölümünde çocuklar için hazırlanmış ve Venedik’i anlatan birkaç kitaba yer vereceğim.

 

Venedik kitaplarim ve kahvem

 

Vendela Venedik’te / Vendela in Venice

Vendela in Venice Front Söz etmek istediğim ilk kitabın adı Vendela in Venice. Ben bu kitaba ilk kez geçen yıl, internette Venedik’i anlatan bir çocuk kitabı ararken rastladım. İsveçli yazar Christina Björk tarafından yazılan ve yine İsveçli Inga-Karin Eriksson tarafından resimlenen kitabı İsveççe orjinalinden İngilizce’ye Patricia Crampton çevirmiş. Nereden alacağıma dair araştırma yaparken aklıma kitabı Oslo’daki Deichmanske kütüphanesinde bulabileceğim geldi. Şansıma kütüphanede kitabın İsveççe bir baskısını buldum ve hemen ödünç aldım. Resimleri ve anlatımı o kadar güzeldi ki, Vendela in Venice‘yi mutlaka kendi koleksiyonuma eklemem gerektiğine karar verdim. İmdadıma internet üzerinden satış yapan Amerikalı bir kitapçı yetişti ve böylece Boston Kütüphanesi’nden emekliye ayrılmış olmasına rağmen fazla yıpranmamış bir Vendela in Venice uzun bir uçak yolculuğundan elime ulaştı.

Vendela kuzeyin Venedik’i diye adlandırılan Stocholm şehrinde yaşayan küçük bir kız. Babasıyla birlikte ilk kez Venedik’i ziyaret edecek olan bu küçük kız, hikayesine kendisini ve yaşadığı şehri anlatarak başlıyor. Kitabın ilk sayfalarını okurken Stockholm ile Venedik arasındaki önemli benzerlikleri ve Vendela’nın babasından Venedik tarihine dair dinlediği önemli ayrıntıları öğreniyoruz. İlerleyen sayfalardaysa, Vendela’nın yolculuk sırasında yaşadıklarına, otel odasında gördüklerine, Venedik’in sembolu kabul edilen Aziz Marco’nun Kanatlı Aslanı hakkında öğrendiklerine, Murano adasını yaptığı ziyarete tanık oluyoruz. Ben Dükler Sarayı’na, San Marco Meydanı’na, Aziz Marco’nun Çan Kulesi’ne ve bronz at heykellerine küçük bir turistin gözleriyle bakarken tahmin ettiğimden çok daha fazlasını öğrendiğimi farkettim. Kitap gerçekten harika resimlerle ve Vendela in Venice-We Come from the Seafotoğraflarlarla süslenmiş. Hepimizin bildiği gibi yetişkinler için yazılmış seyahat kitaplarında birçok öneri bulunur. Benzer öneriler Vendela in Venice’de de var; ama bunlar okura birer deneyim şeklinde aktarıldığı için çok daha anlamlı ve merak uyandırıcı olmuş. Hikaye İsveçli bir çocuğun ağzından anlatıldığı için, okurken yalnızca Venedik değil İsveç kültürü hakkında da yeni şeyler öğreniyorsunuz. Çocuklarınızla ya da öğrencilerinizle severek okuyacağınız, tatlı bir dille yazılmış ve açıklayıcı görsellerle tamamlanmış bu kitabı ben çok sevdim.

 

http://www.insigniamasks.com.au/venetian-cats-as-traditional-venetian-characters

Venezia

Berømte Byer Gjennom Tidene VENEZIA Sizlere söz etmek istediğim ikinci kitap, ünlü şehirler için hazırlanan bir serinin içinde yer alıyor. Özgün adı “Great cities through the ages – Venice” olan bu kitabın Norveççe bir baskısı bana geçen yıl hediye edilmişti. Renzo Rossi tarafından yazılan ve birçok farklı sanatçının illustrasyonlarıyla renklendirilmiş bu güzel resimli kitap ilk kez 2003 yılında basılmış. Kırk dört sayfadan oluşan kitabın içinde, giriş kısmı dışında yirmi ayrı bölüm var. Şehrin kuruluşu, orta çağ dönemindeki konumu, Dükler Sarayı, Rialto Köprüsü, Venedik’te rönesans dönemi, Venedik Cumhuriyeti’nin doğuşu ve batışı, şehrin sokakları ve meydanları, mimarisi, karnavalı, günümüzdeki durumu ve benzeri diğer birkaç önemli konu, ayrı ayrı başlıklar altında işlenmiş ve detaylı görsellerle desteklenmiş. Resimlerin biraz dağınık olması ve anlatım dilinin yer yerVenezia by Renzo Rossi ağıra kaçması bana dokuz yaşından küçük çocukların bu kitabı bir yetişkinle birlikte okumalarının daha verimli olacağını düşündürdü. Çocuk kitabı diye sınıflandırsak da, bu bence yetişkinlerin de kaynak olarak kullanabilecekleri Venedik’e dair önemli bilgiler ve ayrıntlarla dolu bir kitap. Türkçesi ne yazık ki henüz basılmadı; ama İngilizce orjinalini internet kitapçılarında bulmak mümkün.

 

http://www.insigniamasks.com.au/venetian-cats-as-traditional-venetian-characters

 

Aslında Venedik ile ilgili olduğu için aldığım iki kitap daha var. Bir tanesi Venedikli besteci ve keman virtüözü Vivaldi‘ nin hayatını hikaye şeklinde anlatan resimli bir çocuk kitabı. Minken Fosheim tarafından yazılan Eventyret om Vivaldi adlı kitabın ilüstrasyonları ise Venedikli Gino Scarpa’ya ait. Fosheim aslında sadece Vivaldi değil aralarında Mozart, Bach, Beethoven’in de bulunduğu beş ünlü müzisyenin yaşam öykülerini çocuklar için kitaplaştırmış. Ben bu serideki kitapların sadece dört tanesini bulup alabildim. Venedik’le ilgili olduğı için aldığım diğer kitapsa Donna Jo Napoli tarafından yazılmış, Daughter of Venice, yani Venedik’in Kızı. 16. yüzyılda yaşamış Venedikli bir genç kızın hayatını anlatan bu kitabı ne yazık ki henüz okuma fırsatım olmadı.

 

Eventyret om Vivaldi

 

Venedikle ilgili söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Güneyden beni çağıran bu esrarengiz şehrin sesini artık bir süreliğine duymazdan gelmek zorundayım. En azından bir sonraki gezi planı daha net bir hal alana kadar… Bir sonraki yazımda sizlere Kafka Ve Kaybolan Bebek‘ten söz etmek istiyorum. Oyuncak bebeğini kaybettiği için ağlarken, ünlü yazar Kafka ile karşılaşan küçük kızın hikayesini duymayan kalmış mıdır bilemiyorum; ama ben bu harika hikayenin resimli bir çocuk kitabına esin kaynağı olduğunu yeni öğrendim. İşte bir dahaki yazımda size bu tatlı hikayeden bahsetmek istiyorum. O zamana dek kendinize iyi bakın.

Sevgiler

Eylem Rosseland

http://www.insigniamasks.com.au/venetian-cats-as-traditional-venetian-characters

 

HandDrawn_10_2bough_up_graphicsfairy

 

Tatil Bitti!

Kedicik ve Balonlar1

Butterfly

Uzun bir tatilden sonra, hayatım eski haline döndü. Bu uzun tatilin bir bölümünde güzel bir konuğu ağırlama fırsatımız oldu. İzmir ziyaretinden minik yeğenimiz ile birlikte döndük. Sekiz yaşıdaki bu güzel  çocukla geçirdiğimiz haftalar boyunca hem Oslo’nun yemyeşil parklarında doyasıya oynadık, hem bol bol kedi sevdik hem de her gün kitap okuduk. Kitapların bazılarını ona yüksek sesle ben okudum, bazılarını kendisi okudu. Bunların içinde Yeşil Parmakli Çocuk ve Pippi Uzunçorap serisinin son iki kitabı da vardı. Yeğenimiz burada olduğu sürece okudugu kitapların hepsini sevdi ve özellikle birlikte okurken, hikayelerin akışıyla ilgili sohbet etme fırsatımız oldu. Çocukların hikayelere ve kahramanlara biz yetişkinlerden nasıl daha farklı yaklaştiklarını da, bu sayede yakından gözlemlemiş oldum. Yeşil Parmakli Tistu’yu okurken, Tistu babasına yakalancak ya da bu güzel çocuğun başına yaptığı iyilikler yüzünden bir felaket gelecek diye gerilen Ingve’nin ve benim aksine, yeğenim hikayeyi çok daha endişesiz ve mutlu takip etti. Hatta ondan Tistu’nun babasina yakalanip yakalanmayacağını tahmin etmesini istediğimde yakalanmayacagini söyledi neşeyle. Demek ki genç kulaklar, kendilerine seslenen yazarın fısıltısını daha iyi duyuyorlar. Gerçi birlikte Roald Dahl’ın ünlü Matilda’sını izlerken benim on katım kadar heyecanlanmıştı. Bu sinemanın farkı da olabilir, elbette.

Butterfly

Okuduklarımız arasında, yeğenim en çok mizah ve yaratıcılık yönünden eşsiz bir seri olan Pippi Uzunçorap’i sevdi. Pippi çocukken benim de en sevdiğim seriydi. Hatta çesitli dönemlerde defalarca okusam da, Pippi o kadar tuhaf ve ışıltılı bir karakter ki, hikayesi benim için hiç sıradanlaşmadı. Abim, ve kuzenimle birlikte Pippi, Tommy ve Annika olarak oyunlar kurduğumuz günleri hatırladım. Daha önceki yazımda kütüphaneden satın aldığım kitaplardan bahsetmiştim. Seçtiğim kitaplar arasında, bu serinin ve daha nice güzel çocuk kitabının yazarı Astrid Lindgren’in hayatını anlatan bir kitap da var. Bu biyografi, ilerleyen günlerde Astrid Lindgren’le ilgili ayrıntılı bir yazı hazırlarken çok işime yarayayacak gibi görünüyor.

Butterfly

Deichmanske Deichmanske kütüphanesinden aldığım kitapların bir kısmını okudum, diğerleri hala mutfakta, etajerin üzerinde rengarenk bir ışık demeti gibi duruyor. Biz gittigimizde satışa çıkarılan kitapların dizildiği salona girmek için dışarıda uzun bir kuyruk vardı. Aşırı kalabalıktan kaçınmak için okurları içeriye ayrı bir kapıdan ve yavaş yavaş kabul ediyorlardı. Buna rağmen her masanın başında epeyce insan vardı. Erken davranıp sabahtan gelenlerin seçenekleri daha çoktu, elbette. Saat 1’den sonraysa torba satışı ucuzlamıştı. Bizim aslında torbayla kitap almak gibi bir hedefimiz yoktu; ama elimizdeki kitaplar otuzu bulunca ve saat de 1’i geçince kasadaki kibar genç kız bize iki kocaman torba uzattı. Böylece torba başına elli kron gibi çok cüzi bir ücret ödeyerek eve geldik. Deichmanske kütüphanesi sadece merkezdeki ana binadan oluşmuyor. Bizim oturduğumuz semt de dahil birçok semtte birer şubesi var. Kütüphane, kitap satışı yapacağı tarihi ve mekanı aylar öncesinden mutlaka duyuruyor. O tarihlerde buralardaysanız, hoşunuza gidecek bir şeyler mutlaka bulursunuz, çünkü sergidekilerin arasında Norveççe’nin yanında İngilizce kitaplar da oluyor. Hatta sayıları az da olsa Fransızca ve Almanca kitaplara da rastladık. Biz önümüzdeki yıl olacak etkinliği merakla bekliyoruz. Tarih yaklaştığında buradan sizlerle paylaşmayı planlıyorum.
Bir sonraki yazım, ziyaret etmeyi en sevdiğim şehir Londra ile ilgili olacak.
Sevgiler…

Butterfly

Oslo Deichmanske Kütüphanesi

kütüphanede kitap satşı

Geçen Cumartesi, Oslo’nun merkez kütüphanesinde eski kitapların satışı yapıldı. İki torbaya sığdırdığımız otuz kitabın yirmi dokuzu çocuk kitabı. Sınav dönemini atlatıp masanın üzerinde beni bekleyen bu kitaplardan söz etmek için can atıyorum. ❤